YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23777
KARAR NO : 2016/2373
KARAR TARİHİ : 15.02.2016
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 15.02.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Borçluya 103 Davet Kağıdı (Örnek 22) Tebliğat Kanunu’nun 21. maddesine göre … günü, Kıymet Takdiri Raporu da … günü tebliğ edilmiştir.
Borçlu, vekili aracılığıyla yaptığı … günlü şikayetinde; Kıymet Takdiri Raporu tebliği ile hacizden hebardar olduğunu, … günü meskeniyet şikayetini yaparken icra dosyasını inceleyince 103 tebliğatını öğrendiklerini, 103 Davet Kağıdının usulsüz tebliğ edildiğini, tebliğ tarihinin … olarak düzetilmesini istemiş, Mahkemece şikayet kabul edilerek 103 davet kağıdı tebliğ tarihinin … olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
.//.
İİK’nun 103. maddesinde Tebliğat Kanunu’na göre bir tebliğ yapılması zorunluluğundan bahsedilmemekte, icra dairesine davet edilmekten, haciz tutanağının bir örneğinin ilgili şahsa verilmesinden bahsedilmektedir. Hacizden haberdar olmak yeterlidir. Olayımızda borçlunun … tarihinde hacizden haberdar olduğu kendi beyanı ile sabittir.
İcra Mahkemesi abesle iştigal etmez. Meskeniyet şikayetinde tartışılacak husus ayrı bir dava konusu yapılamaz. Borçlunun korunması gereken hukuki bir yararı da bulunmadığından, şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne dair Yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, onanmasına yönelik Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.