YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24049
KARAR NO : 2016/1901
KARAR TARİHİ : 08.02.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili icra emrinde talep olunan kıdem tazminatı işlemiş faiz oran ve miktarına itiraz etmiştir.
Dosya resen bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından Merkez Bankası’nca bildirilen Türkiye Barolar Birliği’nin yayınladığı oranlara göre hesaplama yapılmış, Mahkemece, şikayetin kabulü ile takip sonrası kıdem tazminatına değişen oranlarla ve senelik olarak takipten sonraki sene için %13,75 faiz oranının uygulanmasına karar verilmiş; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HGK’nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Merkez Bankası sitesinden alınan faiz tablosu, fiilen uygulanan değil, uygulanması muhtemel olan en yüksek mevduat faiz oranlarını göstermekte olduğundan buna göre hesap yapılması doğru olmayacaktır.
Mahkeme’ce yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, taraflara faiz oranlarının sorulacağı banka adlarını bildirmeleri için süre verilerek, bildirilen bankalardan, faiz oranları getirtilip, yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.