Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/5751 E. 2017/4987 K. 04.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5751
KARAR NO : 2017/4987
KARAR TARİHİ : 04.04.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı 3. kişi vekili, haciz yapılan iş yerini işlerini büyütmek için şube olarak açtığını, borçlu ile bir ilgilerinin bulunmadığını, mahcuzların müvekkil şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddialarının kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının, borca batık bir halde olduğunu bile bile borçluya ait iş yerini devir aldığını, borçlu ile aynı işi yaptığını, borçtan sorumlu olduğunu, beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı şirketin şube açılış kararını hacizlerden sonra aldığı, boş kiraladığını iddia ettiği dükkanda, borçluya ait evraklar bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 97. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, borçlu ve 3. kişi şirketlerin ticari defterleri, banka kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve varsa vergi kayıtları getirtilerek taraflar arasındaki organik bağın araştırılması, 3.kişi şirketin mahcuzlara ilişkin sunduğu faturaların mahcuzlarla karşılaştırılması, faturaların şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespiti için (açılış kapanış tasdikleri de göz önünde bulundurularak) mali müşavir ve hesap uzmanı katılımı ile uzman bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 04.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.