YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/746
KARAR NO : 2017/1075
KARAR TARİHİ : 03.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, dondurulmuş ürünlerin saklanmasına ilişkin depo hizmeti veren dava dışı ……A.Ş.’ne ait işyerinde müvekkiline ait malların 30.1.2012 tarihinde haczedildiğini, haczedilen menkullerin 2.1.2012 tarihinde faturası karşılığında borçludan satın alındığını belirterek, istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili,borçlunun adresinin haciz yapılan adres olduğunu, borçlu şirketin ürünleri temin ettiğini, davadışı ……A.Ş.’nin de ürünleri muhafaza ettiğini, aralarında organik bağ bulunduğunu, 3.kişi şirketin ortağı Nurettin Bozkurt’un davadışı ……A.şirketi’nin de ortağı olduğunu, muvaazalı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu duruşmalara katılmamış, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borçluya ait şirketle davacı şirket arasında organik bağın mevcut olmadığı, borçlu, davacı ve soğuk hava deposu maliki ……A.Ş.nin aralarında ticari faaliyet bulunan üç şirket olduğu,davacının malların kendisine ait olduğunu ibraz ettiği mutlak mülkiyet karinesi taşıyan belgelerle ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, borçlu Şirketin eski faaliyet adresi olan takibe dayanak senette belirtilen adreste yapılmıştır. Bu durumda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu/alacaklı yararına olup aksinin davacı üçüncü kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı 3. kişi şirketin dayandığı, her kişi adına düzenlenmesi mümkün olan faturalar mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli değildir. Üstelik söz konusu faturalar borcun doğum tarihinden sonraki tarihli olup, borçlu tarafından 3.kişi adına düzenlenmiştir. Aynı zamanda borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirket aynı iş
kolunda ticari faaliyette bulunmaktadırlar. Öte yandan, kuruluş tarihlerinden itibaren incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre borçlu Agrogreen…A.Şirketi ile davadışı……A.Şirketi’nin bir kısım ortak ve yetkililerinin aynı kişilerden oluştuğu,ayrıca davacı 3.kişi şirketin ortağı … davadışı …….A.Şirketi’nin yönetim kurulu başkanı, yardımcısı ve ortağı olmaları nedeni ile davacı 3. kişi şirket ve borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu da anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 3.2.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.