YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7880
KARAR NO : 2017/13062
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Davacılar vekili, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 4116 ada 2 parsel (imar çalışmaları neticesinde 4116 ada 10 ve 11 parsel oldu) sayılı taşınmaz üzerindeki 3 adet dükkanın vekil edeni … tarafından yapıldığını açıklayarak bahsi geçen dükkanların mülkiyetlerinin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Genel Müdürlüğü, dahili davalılar … ve … vekilleri davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, davalı …..vekili muhdesat aidiyetine ilişkin talebe itirazlarının olmadığını açıklamış, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, açılan davanın kabulü ile fen bilirkişisinin 27.01.2014 tarihli ek raporunda sarı renk ile taralı 127,15 m2’lik….. olarak kullanılan dükkan, mavi renk ile taralı 24,56 m2’lik…..olarak kullanılan dükkan ile kırmızı renk ile taralı 24,36 m2’lik …Ticaret olarak kullanılan dükkanların mülkiyetlerinin dahili davacıların murisi …’a ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından dahili davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684.maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, bütünleyici parçanın, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parça olduğu, aynı Kanunun 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Bu hükümler karşısında taşınmaz üzerinde bulunan ve bütünleyici parça niteliğindeki bina, ağaç gibi muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemeyeceğinden kural olarak ve aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemez ve mahkemelerce de anılan kanun hükümleri gözardı edilerek mülkiyet tespitine karar verilemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosya içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre dava konusu 4116 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar ile bir kısmı yolda bulunan ve Fen bilirkişisinin 27.01.2014 tarihli ek rapor ve krokisinde sarı, mavi ve kırmızı renkler ile taralı olan ….Kuruyemiş ve …Ticaret olarak kullanılan dükkanların davaya dahil olan davacıların murisi … tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece anılan muhdesatların davacılar murisi … tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatların mülkiyetinin davacıların murisi …’a ait olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dahili davalı … vekilinin temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aşağıdaki şekilde hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7).
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün I. fıkrasının c bendinde yer alan “…mülkiyetlerinin dahili davacıların murisi … Gümüşgerdan’a ait olduğunun tespitine…” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “…dahili davacıların murisi … tarafından meydana getirildiğinin tespitine…” sözlerinin yazılmasına; hükmün düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca ONANMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK’nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.