Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/8452 E. 2017/9861 K. 04.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8452
KARAR NO : 2017/9861
KARAR TARİHİ : 04.07.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Borçlu vekili, takibe dayanak ilamın gayrimenkulun aynına ilişkin olup kesinleşmeden icraya konulamayacağını belirtilerek takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, takibe konu ilamın tapu iptali ve tescil isteminden kaynaklı olarak verilen bedelin ödenmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla alacağın ve eklerinin kesinleşmeden icrasının mümkün olmadığı, ilamda herhangi bir kesinleşme şerhi bulunmadığı gerekçeleriyle şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 443/4 (HMK’nun 367/2) maddesi gereğince gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur.
Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel “şahsi” haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek yoktur. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, 3. cilt sayfa 2212)
Somut olayda takibe konu …… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/54 Esas-2014/584 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek tazminata hükmedildiği, ilamda sicilde değişikliğe yol açan taşınmazın aynına ilişkin tescil hükmü bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle dayanak ilam taşınmazın aynına ilişkin olmayıp infazı için kesinleşmesi koşulu bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca ve İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.