Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/9460 E. 2017/12482 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9460
KARAR NO : 2017/12482
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı vekili; 07/08/2014 tarihinde yapılan hacizde borçluya ait olan menkul malların haczedildiğini, 3.kişi şirketin borcun doğumundan sonra kurulduğunu, şirketin borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarında görünen bir önceki adresinde faaliyet gösterdiğini, şirketlerinin faaliyet adreslerinin, şirket yetkili müdür ve sahiplerinin aynı kişiler olduğunu belirterek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu haczin borçlu şirketin eski faaliyet adresinde, eski çalışanı Erdem Alkan’ın huzurunda yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, haciz adresinin önceden borçlu şirkete ait iken borcun doğumundan önce davalı şirket tarafından kullanılmaya başlanmasının alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik örtülü ve danışıklı işyeri devri niteliğinde olduğu, muvazaaya dayalı işyeri devrinin alacaklının haklarını etkilemeyeceği, borçlu lehine olan mülkiyet karinesinin aksinin davalı 3.kişi tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3. kişi vekili ve davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı alacaklı vekilinin peşin harcın iadesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Konusu belli bir değer ile ölçülebilen davalarda 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/a maddesi hükmünce karar ve ilam harçlarının 1/4 ü peşin olarak alınır. Eldeki davada, davacı dava değerini 109.000,00 TL olarak göstermiş ve dava açılırken yukarıda anılan hüküm doğrultusunda hesaplanan 1.861,45 TL’yi peşin harç olarak yatırmıştır. Temyize konu davada mahkemece davanın kabulüne karar verildiğine göre yapılan bu yargılama giderinin davacıya iadesi gerekir. Hüküm fıkrasının yargılama giderlerini düzenleyen 2. bendinde ise tebligat ve müzekkere giderlerinin davacıya iadesine karar verilmesine rağmen dava açılırken yatırılan peşin harcın davacıya iadesine karar verilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle peşin harcın iadesine ilişkin davacı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı maddesindeki “…. olmak üzere toplam 98,00 TL)…” ibaresinin çıkartılarak yerine “…..1.861,45 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.959,45 TL)…ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın davacıya iadesine, 1.861,44 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 5.584,35 TL’nin davalıdan alınmasına 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.