YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9462
KARAR NO : 2017/11964
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi, 03.11.2014 tarihinde yapılan hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, 27/08/2014 tarihinde tüm müştemilatı ile birlikte işyerini pazarlık usulü ile satın aldığını, buna dair faturaları bulunduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı tarafından davaya konu mallarla ilgili yazılı bir devir sözleşmesi ibraz edilemediğini, sadece …. levhasına dayanarak mülkiyet iddiasında bulunmasının yasal olarak mümkün olmadığını, davacının bakliyat depolarında beden işçisi olarak çalıştığını, işletmeyi devralacak geliri bulunmadığını, davacının esasen borçlunun işçisi olduğunu, alacaklıları aldatmak maksadı ile aralarında muvazaalı işlem tesis ettiklerini, ayrıca haczedilen …. paketleri üzerinde halen takip borçlusunun isminin yazılı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; haczin yapıldığı adreste girişte takip borçlusunun isminin yazılı bulunduğu, haczedilen …. …ları üzerinde borçlunun isminin mevcut olduğu, haciz sırasında borçlunun kardeşinin hazır bulunduğu, iş yerinin devrine ilişkin belge ibraz edilmediği, davacının sunmuş olduğu …. levhasının mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı, ayrıca duruşma sırasında ibraz edilen sevk irsaliyesinin de her zaman temini mümkün belgelerden olduğu, ayrıca belgeye göre …. …. makinesinin sahibi görünen …i San. ve Ltd. Şti. tarafından istihkak iddiasında bulunulmadığı, davacının iş yeri devrine ilişkin iddiası doğru kabul edilse bile, işletmeyi devralanın devredenin borçlarından sorumlu olduğu, devir işleminin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine, davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden 4.097,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, takibe konu alacak miktarı, hacizli malların değerinden fazla olduğundan avukatlık ücretinin hacizli malların değeri üzerinden nispi olarak hesap edilmesi gerekir. Dava konusu 03.11.2014 tarihli haciz sırasında icra memurunca re’sen kıymet takdiri yapılarak toplam 34.520 TL değerinde; …. ve 2 adet …. …. makinası haczedilmiş, …. …. makinasının her birinin değeri 15.000 olarak belirlenmiştir. Temyize konu karar verilmeden önce ise …. 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 204/522 Esas, 2015/95 K. sayılı kararla 2 adet …. …. makinasının toplam değerinin 6.000,00 TL olarak tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple temyize konu davada mahcuzların toplam değerinin 10.520 TL olduğunun kabulü ile vekalet ücreti takdirinin anılan değer üzerinden nispi olarak hesaplanması gerekir. Bu husus gözetilmeden davalı taraf yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4 numaralı maddesindeki “…4.097,00 TL vekalet ücretinin…” ibaresinin çıkartılarak yerine “….1.262,40-TL nispi vekalet ücretinin…” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.