YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9556
KARAR NO : 2017/11960
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, borçlu … aleyhine başlatılan takip sebebiyle müvekkili adına kayıtlı bulunan 06 ZB 672 plakalı aracın haczedilip yakalama şerhinin işlendiğini, borçlu aleyhine alacaklı tarafından tasarrufun iptali davası açıldığını, ancak karar tarihinden 4 ay önce aracın satın alındığını, tescil işleminin yaptırıldığını, müvekkilinin aldığı tarihte aracın satışını engelleyebilecek hiçbir sorunla karşılaşmadığını, borçlu aleyhine başlatılan icra takibinden ve tasarrufun iptali davasından haberdar olmadığını iddia ederek araç üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dava konusu aracı satın alan son malik …’un… Odunpazarı ilçesi nüfusuna kayıtlı ve burada ikamet ettiği, muvazaalı ve hileli satışa ilişkin dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı, bu nedenle İcra Müdürlüğünün söz konusu aracın mülkiyetinin …’a geçtiğini gözeterek söz konusu araç ile ilgili İİK.96 vd.. maddelerindeki işlemleri yapmaması gerektiği, zira tapulu taşınmazlar gibi tescile tabi araçların da mülkiyetinin geçişinin, resmi şekle tabi tutulduğu, bunlarla ilgili İİK.96 vd. maddelerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle, …7.İcra Müdürlüğünün 2013/7377 sayılı dosyada 25.09.2014 tarihli kararın ve alacaklı ve borçluya istihkak iddiasının bildirilmesi işlemlerinin ayrı ayrı iptaline, aracın Karayolları Trafik Kanununca tescile tabi olduğu gözetilerek müteakip işlemlerin buna göre yapılması için talimat verilmesine,araç üzerinden haczin kaldırılmasına, karar verilmiştir.
Hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- 6100 sayılı HMK’nun 33. maddesi uyarınca, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. 04.06.1958 tarih, 1958/16-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da kabul edildiği gibi taraflarca ileriye sürülen iddia ve maddi olayların hukuki tavsifini yapmak mahkemeye ait olup, hakim olaya uyan ilgili yasa maddelerini re’sen gözetmek, bulmak ve uygulamak zorundadır. Eş anlatımla, olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi Mahkeme Hakimine aittir.
Dava dilekçesinde şikayetten söz edilmesi, HMK’nun 33. maddesi uyarınca “hukuki tavsif hakime aittir” kuralını değiştirmez. Mahkemece, davacı 3.kişinin talebi “şikayet” olarak incelenmiş ve bu hali ile karara bağlanmıştır. Oysaki bu ilke ışığında, dava dilekçesindeki anlatımdan ve talep sonucundan, uyuşmazlığın, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak ileri sürdüğü “istihkak iddiasına” ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, alacaklıyı ve borçluyu da davaya dahil ederek takip miktarı veya mahcuzun değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden nispi harç alınarak ve bu şekilde noksan harç tamamlattırılarak tarafların tüm delilleri toplanarak, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Anılan bu hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.