Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/9998 E. 2017/12866 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9998
KARAR NO : 2017/12866
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … vs.
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait adreste haciz yapıldığını, mahcuzların davacı şirkete ait olduğunu, ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişi şirketin borçluların eşleri tarafından kurulduğunu borçlular ile davacı şirket arasında organik bir bağ olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlular, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, … 8. İcra Hukuk Mahkemesinin yetki itirazının kabulüne ilişkin kesinleşen 2013/558 esas 2014/600 karar ve 2013/557 esas 2014/37 karar sayılı dosyalarıyla takip borçluları yönüyle yetkisizlik kararı verildiği, bu kararlara ilişkin İcra Müdürlüğünce hacizlerin fekkine karar verilip, mahcuzların borçluya teslimi konusunda talimat icra dairelerine müzekkere yazıldığı, hacizlerin fekkine karar verildiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile uyuşmazlığın özü hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı alacaklı lehine taktir edilen 6.502,35 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, vekalet ücreti yönünden davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda,yetkisizlik kararı verildiğinden bahisle talep üzerine İcra Müdürlüğünce hacizlerin fekkine karar verilip, mahcuzların borçluya teslimi konusunda talimat İcra Dairelerine müzekkere yazıldığı görülmüştür. Bu bilgiler ışığında; geçerli bir haczin varlığından bahsedilemez.
Hal böyle olunca, takip dosyasında geçerli bir haczin bulunmaması sebebiyle davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değilse de davanın esası temyiz konusu yapılmadığından bu husus bozma konusu yapılmamıştır.
Ne var ki; davaya konu mahcuzlarla ilgili olarak haciz bulunmadığı göz önüne alınırsa davanın ön koşul yokluğundan reddedildiğinin kabulü gerekir. Buna göre, davalı yararına da Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hüküm bölümünün anılan tarifenin 7/2. maddesi dikkate alınarak 6100 sayılı HMK’nun Ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5. bendindeki “… 6.502,35 TL nispi ….” ibaresinin çıkarılarak yerine “500 TL maktu ….” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın iadesine, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.