YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10145
KARAR NO : 2017/16231
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesİ
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, davaya konu 1866 parsel sayılı taşınmazın 1674,80 m2′ lik miktarının, kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını açıklayarak, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının tapu kaydının iptalini istemiştir.
Davalılardan …, …, … ve … vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu’nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali isteğine ilişkindir.
Kural olarak tapu iptali ve tescil davalarında, dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır.
Somut olayda; dava kayıt maliklerine karşı açılmış, yargılama sırasında kayıt maliklerinden …’ün ölü olduğunun anlaşılması üzerine, … mirasçılarına karşı dava açılması için, Mahkemece davacı … vekiline süre verilmiş, … mirasçılarından …, … ve … aleyhine, … 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/92 sayılı dosyası ile açılan dava, eldeki dava dosyası ile birleştirilmiş, birleştirilen dosyada … mirasçılarından … ve …’na karşı dava açılmadığı anlaşıldığından, bu mirasçılara karşı da dava açılması için … vekiline yeniden süre verilmiş, … vekili tarafından, dava açıldığı beyan edilerek dosyaların birleştirilmesinin beklenilmesi talep edilmiştir.
Her ne kadar, gerekçeli karar başlığında, … ve …’nun isimlerine yer verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinden, … ve … aleyhine açılan davanın esas numarasının davacı … vekili tarafından bildirilmediği, açıldığı beyan edilen davanın eldeki dava dosyası ile birleştirilerek dosya arasına alınmadığı, karar başlığında da … ve …’na karşı açılan davanın bilgilerine yer verilmediği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; taraf teşkilinin usulüne uygun olarak tamamlandığından bahsedilmesi mümkün değildir. Bu nedenle; Mahkemece, davacı … vekili tarafından, … ve … aleyhine açılan davanın iş bu dava dosyası ile birleştirilmesinin beklenilerek, dava dosyasının dosya arasına alınması, gerekli tebligatların Tebligat Kanunu’na uygun olarak tamamlanması ve karar başlığında birleştirilen bu davaya ilişkin bilgilere de yer verilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, kamu düzeninden sayılan taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı … vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 5.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.