Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/10235 E. 2019/4985 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10235
KARAR NO : 2019/4985
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili; müvekkili şirketin 04.09.2007 yılında kurulduğunu ve hacze konu adrese 01.08.2008 tarihinde taşındığını, dosya borçlusunun 19.03.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre …/… adresinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin haciz tatbik edilen yerde kiracı olarak bulunduğunu, haciz sırasında belgeler sunduklarını, yasalara aykırı olarak haciz işlemlerinin yapıldığını, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirketin farklı alanlarda faaliyet gösteren iki şirket olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz yapılan adresin borçlu şirketin 03.11.2010 tarihinden itibaren resmi kayıtlardaki adresi olduğunu, haciz mahalline girildiğinde çalışanın elinde borçlu şirketin muhasebe kayıtları ve evraklarının görüldüğünü, bu çalışanın borçlu şirketin muhasebe müdürü olduğunu tespit ettiklerini, davalı borçlu şirketin hakim ortağının haciz mahallinde olduğunu, haciz yapılan mahalde borçlu şirkete ait evrakların bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, mahcuzların tamamının üçüncü kişinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketin kurucu ortaklarının aynı kişiler olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Takip borçlusu İntertap Dış Ticaret ve Mümessillik A.Ş. hakkında … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 09.06.2015 tarihli ve 2014/1422 Esas, 2015/435 sayılı Karar ile iflas kararı verildiği anlaşılmaktadır. İflas kararının kesinleşmesi üzerine borçlu hakkındaki takipler ve hacizler İİK’nin 193/2. maddesi uyarınca düşecektir. Ayrıca, borçlu hakkında verilen iflas kararının kesinleşmesi üzerine; konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekir. Bu durumda, iflas kararı, istihkak davasının şartlarına doğrudan etki edeceği için Mahkemece, iflas davasının sonucu bekletici mesele yapılarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.