YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10508
KARAR NO : 2017/13052
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı-davalı … vekili, duruşmasız olarak davalı-davacı … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.10.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … ve vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan … ve vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
… A R A R
Davacı-davalı … vekili, evlilik birliği içerisinde tarafların ortak katılımı ile edinilen mal varlığının davalı adına kayıtlandığını izah ederek dört adet taşınmaz, davalının mensubu olduğu … Bankası Mensupları …. birikim, 13 ve 6 nolu meskenlerden elde edilen kira gelirleri ile araştırma sonucu ulaşılabilecek diğer taşınmaz, banka hesaplarındaki para yada paraya dönüştürülebilir kıymetler yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 90.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Harcını yatırdıkları 04.01.2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava konusu malvarlıklarından 45 nolu mesken yönünden 39.840,00 TL, 6 nolu mesken yönünden 28.665,00 TL, 13 nolu mesken yönünden 96.250,00 TL, 110 nolu yazlıktaki hisse yönünden 68.750,00 TL, davalının mensubu olduğu…birikim yönünden 60.000,00 TL, kira gelirleri yönünden 2.000,00 TL, banka hesaplarındaki paralar yönünden 2.000,00 TL olmak üzere talep miktarını toplam 297.145,00 TL arttırmıştır. Karşı davaya konu aracın, evlilik birliği devam ederken barışma hediyesi olarak alındığını ileri sürerek karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-davacı … vekili, karşı dava dilekçesinde evlilik birliği içinde kadın adına edinilen bir araç olduğunu, ayrıca ayrılırken karşı davalının evde bulunan karşı davacıya ait kişisel malı niteliğindeki ev eşyalarını da beraberinde götürdüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ev eşyalarının aynen teslimi, bu talep mümkün olmadığı takdirde 1.000,00 TL, araç yönünden ise 25.000,00 TL katılma alacağının faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, ev eşyalarına ilişkin taleplerinden 11.05.2012 tarihli dördüncü celse vazgeçtiklerini bildirmiştir. Asıl dava yönünden, dava konusu edilen taşınmazlardan 45, 13 ve 6 nolu meskenlerin davalı erkeğin kişisel malı olan başkaca taşınmazların satımından gelen paralar ile alındığı ve davacının katkısının bulunmadığını, 110 nolu yazlıktaki hissenin ise kızkardeşi tarafından davalıya bağışlandığını, … Bankasının adı geçen Vakfı tarafından yapılmış herhangi bir ödemenin bulunmadığını, kira gelirleri yönünden mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle tasfiyeye konu olacak mal bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 45, 6 ve 13 nolu meskenler yönünden 164.385,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 110 nolu yazlıktaki hisse yönünde 68.750,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-davacıdan tahsili ile davacı-davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile araç yönünden 18.414,48 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-davalıdan tahsili ile davalı-davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, eşyalarla ilgili talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde asıl dava ve karşı dava yönünden davacı-davalı … vekili, asıl dava yönünden davalı-davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, her iki taraf vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-davalı vekilinin asıl dava yönünden diğer temyiz itirazlarına gelince;
a- 110 nolu yazlığın tasfiyede esas alınan değerine ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde;
Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (4721 s.lı TMK’nun 235/1. m). Eşlere ait kişisel ve edinilmiş mallar, mal rejiminin sonra ermesi anındaki durumlarına (nitelik, seviye, aşama vs) göre değerlendirilir (TMK’nun 228/1. m). Bu malların, kural olarak tasfiye anındaki (TMK’nun 227/1 ve 235/1. m), sürüm (rayiç) değerleri (TMK’nun 232, 239/1. m) hesaba katılır. Yargıtay ve Dairemizin uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Mahkemece, tasfiye konusu malın karara en yakın tarihteki sürüm değeri belirlenmelidir.
Somut uyuşmazlık kapsamında tasfiyeye konu edilen…. nolu yazlıkta davalının sahip olduğu 1/2 hissenin edinilmiş mal olarak kabulü ile davacı lehine katılma alacağı hesaplanması yerinde ise de; hesaplama yapılırken taşınmazın tasfiye tarihi itibariyle değeri yerine karardan yaklaşık üç sene önce gerçekleştirilen keşif tarihi itibariyle değerin esas alınması hatalıdır. Mahkemece, açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek söz konusu taşınmazın tasfiye tarihi (bozmadan sonra verilecek karara en yakın tarih) itibariyle sürüm (rayiç) değeri tespit edildikten sonra davacı kadın lehine katılma alacağının hesaplanması gerekirken bu hususun gözetilmemesi bozma nedeni yapılmıştır.
b- Davalı erkek adına kayıtlı banka hesaplarındaki paraya ilişkin temyiz itirazları incelendiğnde;
Harcı yatırılarak usulüne uygun açılan dava dilekçesinde davacı kadın vekili, davalı adına kayıtlı banka hesaplarındaki paralar yönünden de alacak isteğinde bulunmuş, delil listesinde de tüm bankalara yazı yazılmasını talep etmiştir, ancak Mahkemece bu hususta gereği gibi araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. HMK 31. maddesi hükmü gereği hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü uyarınca, davacı tarafın araştırılmasını istediği bankalara evlilik birliği içinde davalı erkek adına kayıtlı hesaplar olup olmadığı, hesap var ise mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle para olup olmadığı hususlarının sorulması varsa buna ilişkin kayıtların getirtilerek dosya arasına alınması, gerekirse uzman bilirkişi yada bilirkişilerden rapor aldırılarak sonucuna göre bu talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi hatalıdır.
c- Davalı erkeğin mensubu olduğu … Bankası Mensuplar…Ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;
Mahkemece, boşanma dava tarihi itibariyle davalı-davacı erkek lehine muaccel alacak bulunmadığı, mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle edinilmiş mal olarak … Bankası’ndan yapılmış bir ödeme bulunmaması nedeniyle davacı-davalının … Bankası Mensupları Ve ….. Yardımlaşma Sandığı Vakfındaki birikime ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, ilgili Vakfa yazı yazılarak vakıf senedi ve yönetmeliği ile davalı erkeğin vakfa üyelik tarih ve ödemelerini gösterir evrakların getirtilerek dosya arasına alınması ve ilgili Vakıftan, mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle davalı erkeğin ayrılmasının mümkün olup olmayacağı, ayrılması mümkün ise alabileceği miktarın sorularak gerekirse konusunda uzman bilirkişi yada bilirkişilerden yardım almak suretiyle davacı kadının mal rejiminin ilke ve esasları çerçevesinde hak edeceği alacağın hesaplanması, eğer davalı erkeğin ayrılmasının mümkün olmadığı anlaşılır ise şimdiki olduğu gibi bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi bozma nedeni yapılmıştır.
3- Davacı-davalı vekilinin karşı dava yönünden diğer temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre karşı dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Somut uyuşmazlık incelendiğinde dosya kapsamında iddia ve savunma doğrultusunda tasfiyeye konu araç alınmadan evvel alınıp satılan dava dışı araçlar da gözetilerek hesap yapılıp karşı davacının hem değer artış payı (3.959,37 TL) hem katılma alacağı (14.455,11 TL ) hesaplandığı anlaşılmaktadır. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK 26). Mahkemece, tafiyeye konu edilen araç yönünden sadece 14.455,11 TL katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde katılma ve değer artış payı alacağı toplamı 18.414,488 TL’ye hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.
4- Davalı-davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, asıl davada davacı-davalı … lehine 45, 6 ve 13 nolu meskenler yönünden hükmedilen 164.385,00 TL katkı payı alacağı yönünden dava dilekçesinde talep edilen miktara dava tarihinden, ıslah ile arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken hatalı şekilde alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-a-b-c) ve (3) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davacı-davalı … vekilinin, (4) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı-davacı … vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, her iki taraf vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacı ve davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı ve davalıya verilmesine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan