YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11062
KARAR NO : 2020/2849
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 58 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı betonarme ev ile ağaçların vekil edeni tarafından inşa edildiğini/dikildiğini belirterek, bahsi geçen muhdesatlann vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … vekili, davacının vekil edeninin mülkiyet hakkına kanuna aykırı olarak engel olduğunu, bu haksız işgal ile ilgili olarak taraflarınca ecrimisil talepli dava açtıklarını, kargir ev üzerinde 1/2 oranında müşterek mülkiyet hali söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava konusu binanın yapımına dahil olmadığını, kimin yaptığı konusunda bilgilerinin de olmadığını belirterek vekil edeni yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 58 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3 katlı betonarme bina ile, nitelikleri ve vasıfları 15/09/2015 tarihli ziraat bilirkişisi … tarafından ibraz edilen raporda belirtilen 50 adet ağacın davacı tarafça dikildiğinin (meydana getirildiğinin) tespitine karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili tarafından esasa ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, muhdesatın tespitine ilişkindir.
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olayda, dava konusu 58 ada 6 parsel sayılı taşınmaz taraflar adına paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Mahkemece, bu husus göz önüne alınmaksızın, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin, tapudaki pay oranı gözetilmeden, muhdesatın tamamının değeri üzerinden, davalı … aleyhine harç,yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.