Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/11293 E. 2017/13601 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11293
KARAR NO : 2017/13601
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.10.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 279 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın, masrafları vekil edeninin eşi … tarafından karşılanarak yapıldığını ve vekil edenine verildiğini açıklayarak binanın tamamının vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu binanın yapımında mirasbırakanları …’ın da katkısı bulunduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, binanın yapımında davalıların murisi …’ın da katkısı bulunduğu gerekçesiyle davanın subut bulmadığından reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.
Muhdesatın tespiti talebine ilişkin davalarda; Mahkemece araştırılması gereken husus, muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle, kimin adına ve hesabına yaptırıldığıdır.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, dava konusu 279 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 25.11.1985 tarihinde satın alma yoluyla 1/2’şer hisse ile davacı … ve davalılar murisi … adına kayıtlı olduğu, Riyad Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi 9.11.1985 tarihli özel vekaletname ile … tarafından Kandıra İlçesinde kain arsa üzerine mesken inşaatı yapılmasında ilgili makamlar nezdinde takip ve sonuçlandırılması için …’ın vekil tayin edildiği görülmüştür. Taşınmaz başında 23/10/2015 tarihinde keşif yapılmış; dava konusu binanın yapımında yer alan ve mermer, ısı yalıtım, mutfak dolabı , sıhhi tesisat, boya, pencere ve kapı doğrama işlerini yapan davacı tanıkları söz konusu işlerin yapımı konusunda … ile anlaştıklarını ve paralarını …’tan aldıklarını, binanın inşaasım yapan tanık …’ın; binayı … adına yaptığını, kendisine ücretin davalılar murisi … tarafından ödediğini ancak …’ın öderken …tarafından gönderildiğini söylediğini, bina yapımına ilişkin görüşmeyi … ile yaptığını, tarafların akrabası olan davacı tanık …’in; taşınmazın hisseli olarak satın alındığını, binanın yapım sürecinde …’in yurtdışında bulunması nedeniyle davalılar murisi …’ın binanın yapımı ile ilgilendiğini, inşaatın parasının …tarafından karşılandığını, tanık …’ün; zemin katta katta 9 sene kiracı olarak oturduğunu, kira paralarını düzenli şekilde …’e ödediğini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Her ne kadar davalılar tanıkları dava konusu binanın zemin ve birinci katının davalılar murisi … ile davacının eşi …tarafından birlikte yapıldığını, kendilerinin de temel kazma aşamasında yardımcı olduklarını, getirilen kum, çakıl ve tuğla paralarının … tarafından ödendiğini beyan etmiş iseler de bu ödemenin kimin parası ve kim adına yapıldığı hususunda açıklayıcı beyanda bulunamamışlardır.
Saptanan bu olgular karşısında, Riyad Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi 9.11.1985 tarihli özel vekaletname, binanın yapım aşamasında yer alan ve taşınmazda kiracı olarak oturan tanık beyanlarından, dava konusu binanın, davacının eşi … tarafından gönderilen paralar ile yapıldığı ve yine …’ın 11.2.2016 tarihli duruşmadaki beyanı ile teyit edildiği üzere davacıya verildiğinin kabulü gereklidir.
Hal böyle olunca, Mahkemece, yapılan açıklamalar gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde subut bulmadığı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve taraflarca HUMK’nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.