YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11719
KARAR NO : 2019/5705
KARAR TARİHİ : 11.06.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, borçlunun maaş, ücret ve ikramiyesi ile diğer alacaklarının tamamının yapılan kredi sözleşmesi gereği rehnedildiğini, borçlu aleyhine yapılan takipte borçlunun tüm maaşına konulan haczin iptaline, 1.141.41 TL’nin müvekkili Bankanın maaş hesabına kalan kısmın takip dosyasına aktarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu davanın reddini talep etmiştir.
Alacaklı ise davada taraf gösterilmemiştir.
Mahkemece verilen 03/07/2014 tarihli karar ile, talep şikayet olarak nitelendirilmiş üçüncü kişinin alacağının rehinli alacak olması nedeniyle şikayetin kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmiş, hüküm Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2014/30022 Esas, 2014/29307 Karar Sayılı ilamı ile davacının talebinin istihkak iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden bozulmasına karar verilmiş, yeniden yapılan yargılamada kredi sözleşmesi uyarınca henüz borçlunun borcunun tamamını ödemediği ve Bankanın riskinin devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında takip alacaklısı yasal hasım olmakla birlikte, takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir.
Üçüncü kişi tarafından her ne kadar şikayet nitelemesi ile dava açılmış ise de Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma ilamı uyarınca istihkak olarak davaya devam edilmiştir. Alacaklı ise dosyada taraf değildir. Bu durumda yasal hasım olan alacaklının davaya dahil edilerek davaya devam edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre de davalı borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.