Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/12635 E. 2018/18223 K. 06.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12635
KARAR NO : 2018/18223
KARAR TARİHİ : 06.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen araç nedeniyle 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 515,17 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağına ilişkindir.
1. Davalının temyiz itirazlarının incelemesinde;
6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’un 14.07.2004 tarih, 5219 sayılı Kanunla değişik 427.maddesi uyarınca, karar tarihinde temyiz sınırı 2.080,00 TL olup, davalı aleyhine hükmedilen alacak miktarı 515,17 TL olduğundan temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde, davalı aleyhine hükmedilen alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddi gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tasfiyeye konu aracın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının …… ile karşılanması durumunda, …… veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 sayılı TMK’nin 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hakları doğabilecektir. …… borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, dava konusu aracın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir.
Yukarıda açıklandığı gibi iki döneme yayılan …… borcu ödeme tablosu mevcut olduğunda; öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş …… borç miktarının, toplam …… borcuna oranı bulunur. Sonra bulunan bu …… borç oranının, aracın toplam satın alım bedeli karşısındaki oranına dönüşümü gerçekleştirilir. Tespit edilen bu oranın, aracın tasfiye tarihindeki (karara en yakın) sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmasıyla borç miktarı belirlenir. Bu ilke ve esaslara göre saptanan aracın borç miktarı, tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplamasında göz önünde bulundurulur.
Buna göre; öncelikle, tasfiyeye konu aracın satın alma bedeli, bunun ……yle ve varsa …… dışında eşlerin kendi imkanları ile karşıladıkları miktarlar ve oranları ile tasfiye tarihindeki sürüm değeri ayrı ayrı belirlenmelidir.
Açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde, aracın ruhsat ve satın alınma bilgileri, …… sözleşmesi ve …… borcu ödeme tablosu dahil finans kuruluşu kayıtları, ihtiyaç duyulması halinde eşlerin malın alınmasında katkı olarak kullandıklarını ileri sürdükleri malvarlıklarına ilişkin sair belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde kullanılabilecek değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden oluşan kuruldan da yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 10.10.1994 tarihinde evlenmiş, 04.07.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 26.03.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 Sayılı TMK’nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM mad.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Tasfiyeye konu…… plakalı araç, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 23.10.2003 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad. 179).
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
a)Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, mahkemece tasfiyeye konu aracın değerinden … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/381 Esas, 2009/494 Karar sayılı kararı ile kesinleşen kefil olarak kayınbaba Abdullah tarafından ödenen banka …… taksitlerinin ve boşanma dava tarihinde mevcut vergi borcu düşülerek katılma alacağı hesaplanmış ise de, mahkemece araç alınmasında peşinat kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeden sadece araç için kullanılan …… borcu dikkate alınmadan yapılan hesaplama eksik ve hatalıdır. … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/381 Esas, 2009/494 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde kayınbaba tarafından ödenen …… borcunun araç ……si ile ticari …… olmak üzere iki …… borcuna yönelik takibin iptali davası olduğu anlaşılmaktadır. O halde, yukarda açıklanan Dairemiz’in ilke ve uygulamalarına göre, aracın satın alma bedeli, bunun …… ile karşılanan miktarının, tasfiyeye konu aracın alınmasında kullanılan ……nin kayınbaba tarafından ödenen …… borcunun miktarı ve …… borcunun oranı ayrı ayrı belirlenerek, iddia ve savunma çerçevesinde talep hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplama ile yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
b) Mal rejiminin tasfiyesinde, tasfiyeye konu mallar mal rejiminin sonra ermesi anındaki durumlarına (nitelik, seviye, aşama vb.) göre değerlendirilir (TMK mad. 228/1). Bu malların, kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad.227/1 ve 235/1) sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad. 232 ve 239/1) hesaba katılır.
Mahkemece, aracın karar tarihine yakın tarihteki nitelik ve özellikleri dikkate alınarak değerinin belirlenmesi de hatalı olmuştur. O halde, mahkemece tasfiyeye konu aracın boşanma dava tarihindeki niteliği (5 yaşında,…… araç, v.b.) dikkate alınarak tasfiye tarihindeki (karar tarihine en yakın) güncel değerine göre hesaplama yapılması gerekir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle davacı yararına 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 06.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.