YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12725
KARAR NO : 2019/9729
KARAR TARİHİ : 31.10.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 06.03.2013 tarihli haciz esnasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait olup, haciz adresinde faaliyet gösteren davalı ……Şirketine fason imalat için bırakılan malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinin borçlu Otto…Şirketine ait olduğunu, haciz esnasında borçlu şirkete ait belgelerin bulunduğunu, üçüncü kişi şirket ile haciz adresinde faaliyet gösterdiği iddia edilen …… Şirketi arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin ise müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz adresindeki taşınırların üzerinde borçlu şirkete ait “Otto” armasının bulunduğu, bunun yanı sıra borçlu şirkete ait birden fazla evrak bulunduğu, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu,üçüncü kişinin …… Şirketi ile yaptığı sözleşmenin kendi aralarında bağlayıcı olduğu, üçüncü kişinin dayanağı faturalardaki mallar ile mahcuzların aynı olup olmadığının belirgin olmadığı, bu durumda üçüncü kişi şirketin istihkak iddiası muvazaalı olup, alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacı üçüncü kişi şirket, haciz adresinde faaliyet gösteren ……Şirketi ile arasındaki ilişkinin fason imalattan kaynaklı olduğunu belirttiğine göre, …… Şirketi ile borçlu şirketin kuruluş tarihlerinden itibaren ticaret sicil kayıtlarının getirtilerek, ticaret sicil kayıtları üzerinde adres değişiklikleri, tarihleri, şube ve merkez adresleri incelenerek, aynı adreste birlikte faaliyet gösterip göstermediklerinin tespitinden sonra, ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınmak sureti ile inceleme yaptırılarak, davacı üçüncü kişi şirket ile ……Şirketi arasında öteden beri devam eden fason imalata ilişkin iş ilişkisi olup olmadığının; devam eden ticari bir ilişkileri bulunup bulunmadığının, fason imalat dolayısıyla ödeme yapılıp yapılmadığının, aynı anda başka firmalar’a da fason üretim yapılıp yapılmadığının saptanması, bunun yanında mahcuzlarla ilgili olarak davacı üçüncü kişi şirket tarafından sunulan fatura ve ödeme belgelerinin ticari defterlerde kaydının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, öte yandan konusunda uzman inşaat mühendisi vasıtasıyla gerektiğinde yerinde inceleme yapılmak sureti ile sunulan faturalardaki malların hacizli mallara uygunluğu saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de, temyiz incelemesine konu olan ve İİK’nin 96. vd maddeleri uyarınca üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davalarında dava, takip alacaklısı ile dosyanın durumu dikkate alınarak borçluya karşı açılır.
Somut olayda ise, İstanbul 33. İcra Dairesinin 2013/5351 Esas sayılı dosyası alacaklısının … … Ltd. Şti., borçlusunun ise Otto Kalıp ve İskele … Ltd. Şti. olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece, dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilen … İnşaat. Ltd. Şti. hakkında taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 31.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.