Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/12800 E. 2019/8414 K. 02.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12800
KARAR NO : 2019/8414
KARAR TARİHİ : 02.10.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili; 16.08.2013 tarihli haciz esnasında mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, üçüncü kişi tarafından öne sürülen istihkak iddiasının alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu haciz esnasında borçlu şirket ve ortağına ilişkin belge bulunduğu, bu durumda İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, bu karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ve katılma yolu ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı alacaklı vekilinin tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı alacaklı tarafından, tazminat talebinde bulunulmuş olmakla birlikte bu taleple ilgili olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Oysa, HMK’nin 297. maddesinde, hükmün hangi hususları kapsayacağı sayılmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla, davalı alacaklının tazminata ilişkin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin tazminat talebine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 15,20 TL’nin temyiz edenlerden davacı üçüncü kişiden alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden alacaklıya iadesine 02.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.