YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12929
KARAR NO : 2019/9093
KARAR TARİHİ : 16.10.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekili ve borçlu…Gıda A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, karşı davalı üçüncü kişi vekili, mahcuzların bir başka takip dosyasında ihale ile satın alındığını, ihale ile alınan taşınırların fabrikadan sökülmesinin fayda sağlamayacağının anlaşılması üzerine borçluya kira sözleşmesi ile kiralandığını belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı, karşı davacı alacaklı vekili yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, istihkak davasının asıl icra takibinin yapıldığı yer ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılabileceği, davalının yerleşim yeri ile asıl icra takibinin yapıldığı yerin … ili merkez sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından, Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, karar davacı, karşı davalı üçüncü kişi vekili ile borçlulardan…Tarım Ürünleri Gıda San. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup; bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’un 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nin yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davası asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. 6100 sayılı HMK’nin 7/1. maddesi gereğince davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür.
Davada husumet kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. İstihkak davaları kural olarak haciz hangi borçlu için yapılmış ise diğer bir anlatımla haciz tutanağında hangi borçlunun ismi yazıyor ise husumet o borçluya yöneltilir. Eldeki davada haciz tutanağından, haczin hangi borçlu hakkında icra edildiği anlaşılamamaktadır. Bu durumda Mahkemece, öncelikle haczin hangi borçlu hakkında uygulandığının İcra Müdürlüğünden veya gerekirse alacaklı vekilinden sorulup haciz yapılmayan borçlulara karşı husumet yöneltilemcyeceği göz önüne alınarak öncelikle doğru borçluya husumet yöneltilerek davanın açılması gerektiği ve taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda belirtilen yetki kuralları çerçevesinde yetki itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekir iken yazılı biçimde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Kabule göre de, davalılardan…Tarım Ürünleri Gıda San. A.Ş.’ye duruşma zaptı Korkuteli adresinde tebliğ edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme karşısında davalılardan birinin adresinin Korkuteli olduğu gözardı edilerek yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 16.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.