Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/13321 E. 2020/3050 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13321
KARAR NO : 2020/3050
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil (Tapu Dışı Satın Almaya Dayalı)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar ve asli müdahiller vekilince verilen dilekçelerde, vekil edenlerinin harici satış yolu ile farklı tarihlerde ve muhtelif miktarlarda davalı … …’nin maliki olduğu evveli 113 ada 6 parsel, şimdi 26 parsel sayısı ile tapuya kayıtlı taşınmazdan yer satın aldıklarını, satış bedellerinin tamamı ödenmesine rağmen davalı …’in tapuda devir işlemlerinden kaçındığını ileri sürerek, fen bilirkişileri tarafından saptanacak hisseler oranında tapunun iptali ile davacılar ve asli müdahiller adına hisseleri oranında tapuya tesciline, talebin yerinde görülmemesi durumunda haksız inşaat nedeniyle uygun bedel karşılığında taşınmazın davacılar ve asli müdahillere devrine karar verilmesi istenmiş, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu taşınmazın evvelde 113 ada 6 parsel sayılı, 5500 m2 alanlı, tarla vasıflı olarak tamamı davalı … … adına senetsizden 23.07.1991 tarihinde tespit edildiği, tespitin 10.10.1991 tarihinde kesinleştiği, bilahare kamulaştırma sonrası taşınmazın ifraz edildiği ve 2500,95 m2 alanlı, 113 ada 26 parsel olarak davalı … … adına tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davada iki ayrı talep mevcut olup, ilki harici satış istemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikincisi haksız inşaat nedeniyle temliken tescil istemine ilişkindir.
1. Asli müdahiller …İşin mirasçıları ile … İşin mirasçılarının temyiz itirazlarına yönelik yapılan incelemede;
…İşin’in 23.08.1988 ve 20.05.1989, … İşin’in 15.05.1989 tarihli harici senetler ile dava konusu taşınmazdan yer satın aldıkları, …İşin mirasçılarının 31.10.2014, … İşin mirasçılarının 20.10.2014 havale tarihli dilekçeler ile eldeki davaya asli müdahil sıfatıyla dahil olarak kadastro öncesi sebebe dayalı olarak ve 10 yıllık hak düşürücü süre (Kadastro Kanunu mad. 12/3) geçtikten sonra talepte bulundukları, bilirkişi raporuna göre bu kişilerin hak iddia ettikleri yerlerde temliken tescil talebine konu olabilecek yapı bulunmadığının bildirildiği anlaşıldığına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Davacılar vekilinin harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden yapılan incelemede;
Tapulu taşınmazların satışı TMK’nin 706, BK’nin 213 (6098 sayılı TBK’nin 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince, resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağından ve satın alana herhangi bir mülkiyet hakkı bahşetmeyeceğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Davacılar vekilinin temliken tescil talebi yönünden yapılan incelemede;
a) Davanın koşulları davacı … yönünden oluşmadığından, bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
b) Bilirkişi raporunda, davacı …’un hak iddia ettiği yerde, temliken tescil talebine konu olabilecek yapı bulunmadığının bildirildiği anlaşıldığına göre, mahkemece bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
c) Davacı … (Eylül, 1992), davacı … (15.05.1992), davacı … (10.06.1992) ve davacı …’in (03.02.1994) harici satın alma tarihlerinin kadastro tespiti sonrası olmasına rağmen öncesi kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle adı geçen davacıların temliken tescil taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2), (3-a) ve (3-b) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar ve asli müdahiller vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, (3-c) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ve asli müdahiller vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 08.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.