Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/13333 E. 2020/3051 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13333
KARAR NO : 2020/3051
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil (Devletin Hüküm Ve Tasarrufu Altındaki Yer İddiasına Dayalı)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile 702 parsel sayılı taşınmazın miktar fazlasına ilişkin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istenmiş, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1948 tarihli tapu senedine dayanılarak tescil edilen … İlçesi, … Köyünde kain, 702 parsel sayılı taşınmazın miktar fazlasının zilyetlik ile kazanılamayacağı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu taşınmazın Ağustos 1948 tarihli ve 55 sıra nolu tapuya istinaden 06.10.1977 tarihinde davalıların murisi … oğlu … adına tespit edildiği, dayanak tapu senedinde taşınmazın alanı 98.000 m2 iken taşınmazın fiilen 131.710,35 m2 olduğu, bilirkişi raporunda kadastro tespitindeki parsel ile miktar fazlalığı olduğu iddia edilen dava konusu parselin birebir uyduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Kadastro tespitinde tapuya dayanıldığına göre, mahkemece dayanak 1948 tarihli ve 55 sıra nolu tapu senedi getirtilip, tapu kaydına göre taşınmazın sabit sınırlı olup olmadığı üzerinde durulması, sabit sınırlı olmadığının anlaşılması halinde ise davalılar yönünden zilyetlik ile kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada şimdilik incelenmesine yer olmadığına. HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.