Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/13395 E. 2017/15868 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13395
KARAR NO : 2017/15868
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda, müvekkili aleyhine yürütülen takipte haczedilen taşınmaz ile ilgili olarak İİK’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi kapsamında meskeniyet şikayetinde bulunduğu, Mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği, alacaklı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Dairemizce 2015/13752 Esas 2015/16113 karar sayılı ilamı ile 10.09.2015 tarihinde ” İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi’nce, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya verilmeli, kalanı icra dosyasında bırakılmalıdır. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez. Değerlendirme yapılırken en mütevazi semtlerdeki mesken fiyatları esas alınması gerektiği, asıl olanın alacaklının alacağına kavuşturulması olduğu hususu gözönünde bulundurularak borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar yukarıdaki ilkeler doğrultusunda tespit edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz” olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yeni bir bilirkişi raporu alınmış ve yine şikayetin kabulüne karar verilmesi üzerine alacaklı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur
Dosya kapsamı incelendiğinde; borçlunun 64 yaşında olduğu eşi ve bir çocuğu ile birlikte yaşadığı, oturduğu evin 176,00 metre kare arsa üzerine kurulu, iki katlı, iki mutfak, iki banyo, iki tuvalet, üç oda, bir salon ve iki doposu olduğu ve ilçe merkezine yakın olduğu anlaşılmakatadır.
Hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; İlçede yapıp satma olaylarının çok fazla olmaması ve yapanlarında çok fazla fiyat istemesi, … Büyükşehir olduktan sonra ilçede arsa fiyatlarının gereğinden fazla artması nedeni ile üç kişilik bir ailenin asgari ihtiyaçlarını karşılayacak bir evin en düşük değerinin 100.000 TL olduğu belirtilmiş ancak borçlunun oturduğu evin değeri tespit edilirken ilçedeki emlak fiyatlarının artmış olmasının ve evin kurulu olduğu alanın göz önünde bulundurulmadığı bu durumda meskenin değerinin de artacağı değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca aslolan borçlunun borcunu ödemesi olup, daha mütevazi bir semtte, kişi sayısına göre 1+1 veya 2+1 evde oturması mümkündür.
O halde, Mahkemece yapılacak iş, alanında uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınarak; mahcuzun değeri ve borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar yukarıdaki ilkeler doğrultusunda yeniden tespit edilip, belirlenen bu değer, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanının dosya borcuna ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir
SONUÇ: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.