Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/13671 E. 2020/2974 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13671
KARAR NO : 2020/2974
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin Baltalimanı adresinde bulunan 120 m2 arsa içindeki 75 m2 müstakil daireyi davalıdan satın almasına rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek davalının zilyetliğe vaki müdahalesinin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, her ne kadar taraflar arasında devir sözleşmesi yapılmış ise de zilyetliğin davacıya devredilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hakka dayalı elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Her ne kadar dava; dava konusu taşınmazın tapuda malikinin … Teknik Üniversitesi, zilyedinin ise davalı olduğu, tarafların yaptığı zilyetlik devir sözleşmesinin, tek başına zilyetliğin devrini gerçekleştirmeyeceği, zira zilyetlik sadece teslimle devredilebileceği, bu senede dayanarak davacının sadece alacak davası açabileceği gerekçesiyle reddedilmiş ise de mahkeme gerekçesi dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Zira , davacının talebi salt zilyetliğin korunması istemine ilişkin değildir.25.11.2009 tarihli ve 2009/8-518 Esas-2009/573 Karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere; zilyet, zilyetliğinin arkasında bulunan nesnel veya kişisel bir hakka dayandığında dava, bir hak davası niteliğini kazanır; o takdirde mahkemenin görevi, yalnız zilyetliğin korunması davasından farklı olarak, dava olunan şeyin değerine göre belirlenir. Diğer taraftan,üçüncü kişiye ait taşınmaz mal üzerine, izinsiz olarak, hafif yapı niteliğinde olmayan yapı kuran zilyetlerin, arsa malikinden başka kişiler aleyhine açtıkları davalar, arkasında barındırdığı bir hakka dayanmakla, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 8/II-3. madde ve fıkrasında yazılı zilyetliğin korunması davası olmayıp; temelinde bir hak davasıdır.
Somut olayda; davacı, 27 ada 41 parsel sayılı kayden dava dışı … Teknik Üniversitesine ait 9.202,00 m2, kıraç arazi vasfındaki taşınmaz üzerine yer alan 120 m2 arsa içindeki 75 m2 gecekondu yani kalıcı nitelikteki yapının taraflar arasında 23.12.2010 tarihinde akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmayan “Tapu Kaydı Bulunmayan Bina Devir Sözleşmesidir” başlıklı adi senede dayanarak davalıdan satın aldığını iddia etmiş, davalı zilyetliğin devredilmediğini kabul ederek sözleşmenin geçerli olmadığını savunmuştur. Az yukarıda izah edilen Hukuk Genel Kurulu kararından hareketle, davacının salt zilyetliğin korunmasını değil arsa üzerindeki kalıcı yapıyı satın alma hakkına dayanarak elatmanın önlenmesini talep ettiğinin kabulü gerekir. Diğer bir deyişle dava, TMK’nin 981 vd.maddelerinde ifadesini bulan zilyetliğin korunması davası olmayıp, hakka dayalı bir davadır. Uyuşmazlık ise hakka dayalı elatmanın önlenmesi talebindeki hakkın var olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Eldeki dava davalısı tarafından … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/282 Esas ve 2013/373 Karar sayılı dosyası ile açılan devir sözleşmesinin iptali istemli davanın 05.09.2013 tarihli karar ile reddedildiği kararın 09.07.2014 tarihinde kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın davalının zilyetliğinde bulunduğu sabittir.
Hal böyle olunca, davacının dayandığı hakkın, davalının salt zilyetliğe ilişkin savunmasının üstünde tutularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.