Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/1396 E. 2016/2227 K. 11.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1396
KARAR NO : 2016/2227
KARAR TARİHİ : 11.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti

… ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aideyetinin tespiti usulden reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … havale tarihli dava dilekçesi ile babasından kalan taşınmazlardan … ada … parsel üzerinde bulunan ahır, … ada … parselde bulunan beton set, … ada … parselde bulunan ahır süt damı (merek)’in kendisine ait olduğuna karar verilmesini, ayrıca … ada … parselde dört gün süre ile kepçe çalıştırdığından kepçe çalıştırma bedelinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde dava dilekçesinin bulunması gereken zorunlu unsurlar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini ve davacının muhdesat üzerindeki iadiyet iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taşınmazların ve üzerindeki muhdesatın mülkiyetinin tamamının mirasçılara ait olduğundan davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme, davacının dava dilekçesinde bir kısım davalıların bildirmiş olduğu adreslerine davetiye çıkarıldığı, ancak bir kısım davalıların adreslerini ve kimlik bilgilerini bildirmediğinden davetiye çıkarılamadığını, davacıya adres ve kimlik bilgileri bildirmeyen davalıların adres ve kimlik bilgilerinin bir hafta içerisinde bildirilmesi için ihtaratlı davetiye çıkarıldığı, davacının ise süresi içerisinde davalıların adres ve T.C. Kimlik numaralırının bildirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir.
Hüküm, davacı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
“Davanın açılmamış sayılması” ile “davanın usulden reddine” ilişkin kararların hukuken doğurduğu sonuçlar farklıdır. Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun 119/b maddesi uyarınca dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardaki eksikliğin verilen kesin süre içinde davacı tarafından tamamlanmamasının yaptırımı dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi değil; “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmesidir.
Durum böyleyken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/b bendi uyarınca bir kısım davalıların adresleri gösterilmemiş, aynı maddenin son fıkrası uyarınca mahkemece verilen bir haftalık kesin süreye rağmen eksiklik gedirilmediğinden “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmesi gerekirken; usul hükümlerinin hatalı değerlendirilmesi sonucu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/2 maddesi uyarınca davanın “dava şartı yokluğundan usulden reddine” karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. -//-
SONUÇ: Davacının temyiz itirazının kabulüyle hükmün yukarıda gösterilen gerekçeyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilek incelemesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.