YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1406
KARAR NO : 2016/13160
KARAR TARİHİ : 06.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
… ile … aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kabulüne dair …. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 26.10.2015 gün ve 279/402 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … . vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar ve araç nedeniyle 1/2 oranında iptal-tescil, olmadığı takdirde mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 47.450-TL tutarındaki katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 22.516-TL değer artış payı alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 121.270-TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin 555 ada 4 parselde bulunan 1 ve 43 nolu bağımsız bölümler ile ilgili katkı payı alacağına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; TMK’nun 236/2. maddesi “Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.” hükmüne amirdir.
Dava konusu taşınmazlardan edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu, 13.09.2005 tarihinde alınan 769 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile 07.01.2009 tarihinde alınan …. plakalı araç yönünden, dosya arasında bulunan …. Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi’nin 05.04.2013 tarih, 2011/325 Esas-2013/297 Karar sayılı zina nedeniyle boşanma ilamına göre, tarafların TMK’nun 161. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş olduğundan aynı Kanunun 236/2. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı gerekçelerle kabulüyle, hükmün 769 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile …. plakalı araca ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre söz konusu malvarlıklarına yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; davalı vekilinin 555 ada 4 parselde bulunan 1 ve 43 nolu bağımsız bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
3.293,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.