Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/14070 E. 2019/9527 K. 24.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14070
KARAR NO : 2019/9527
KARAR TARİHİ : 24.10.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A RA R

Davacı-3. kişi vekili, alacaklı Banka tarafından borçlu… borcu nedeniyle, davacı şirket tarafından işletilen kantin işyerinde 28.07.2015 tarihinde haciz yapıldığını, haczedilen menkullerin ve nakit paranın tamamının davacı şirkete ait olup, borçlunun şirket ortağı olmasının şahsi borçlarından dolayı şirket mallarının haczine cevaz vermeyeceğini, mülkiyet karinesinin 3. kişi lehine olması nedeniyle ispat yükümlülüğünün alacaklı şirkette olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz işlemi sırasında hazır bulunan borçlu… ne kendi adına, ne de davacı şirket adına istihkak iddiasında bulunmadığını, yapılan işlemlere sessiz kalan borçlunun haczedilen eşyaları yediemin olarak kabul ettiğini, haczedilen menkullerin kendisine ait olduğu intibasını oluşturduğunu, karşı tarafın iddialarının tutanağa geçirilmediği iddiasının doğru olmadığını, borçlunun eşyalar kendisine aitmiş gibi davranarak hem icra memurunun hem de müvekkilinin aldanmasına vesile olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işyerini… Gıda Ltd. Şti’nin işlettiği, işe başlama tarihinin 07/05/2014 olduğu, dava dilekçesi ekindeki faturalar incelendiğinde hepsinin tarihinin takip tarihinden önce olduğu ve… Gıda Ltd Şti’ne ait olduğu, söz konusu faturalardaki mallarla haczedilen malların bir kısmının örtüştüğü, dinlenen tanıkların da söz konusu malların davacı şirkete ait olduğunu söyledikleri, …’in borcundan dolayı davacı şirket mallarının haczedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, haczedilen mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İİK’nin 8. maddesi uyarınca aksi ispat edilene kadar muteber olan 28.07.2015 tarihli haciz tutanağı içeriğine göre, borçlu … haciz mahallinde hazır bulunmuştur. Buna göre, İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı 3.kişi tarafından delil olarak sunulan faturalar her zaman düzenlenebilecek olup, bu belgeler mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli görülmemiştir.
Ayrıca borçlunun dosya arasında bulunan ticaret sicil kaydı ve diğer belgelerden davacı şirketin tek ortağı, müdürü ve yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.