Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/14424 E. 2019/9648 K. 30.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14424
KARAR NO : 2019/9648
KARAR TARİHİ : 30.10.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davalı alacaklının temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına yönelik talebinin pul yokluğundan reddine karar verilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
Davacı üçüncü kişi vekili; haciz yapılan adresin dava dışı … Unlu Mamülleri Gayri Menkul San Tic. Ltd. Şti’ne ait olduğunu, mahcuzların 21/05/2012 tarihinde İcra Müdürlüğü kanalı ile yapılan ihale ile davacı üçüncü kişi tarafından bedeli ödenerek satın alındığını ve ihalenin kesinleştiğini, istihkak iddialarının kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; borçlu şirkette çalışan işçilerin iş akitlerinin haksız olarak feshedildiğini, fabrikadaki makinelerin bir kısmının üçüncü kişilere satıldığını bir kısmının başka adreslere taşındığını, dava dışı… Unlu Mamülleri Ltd. Şti’nin paravan olarak kurulduğunu ve davacı üçüncü kişinin borçlu şirket ortaklarının akrabası olduğunu, muvazaalı işlemlerle mal kaçırdıklarını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı üçüncü kişinin kesinleşen ihale ile mahcuzları satın aldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı adreste tanınmadığından iade edilmesi üzerine yeniden tebliğ edilmeyen borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiştir. Bu nedenle borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacıya süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı alacaklının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.