YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14792
KARAR NO : 2016/14444
KARAR TARİHİ : 24.10.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu… 35. İcra Müdürlüğü’nün 2015/11078 Esas sayılı icra dosyası ile… 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/302 Esas, 2012/393 Karar sayılı 31/12/2012 tarihli ilamına dayanarak idareye yazılı olarak başvurmadan icra takibi başlatıldığını, başlatılan bu icra takibinin usulsüz olduğunu, faizin çok fazla hesaplandığını belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece icra emrinin 18.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetin süresinde olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş olup, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
2577 sayılı İYUK 28/2. maddesinde “Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.” hükmü düzenlenmiştir.
İYUK’nun 28. maddesinde yer alan prosedüre uyulmadığı şikayeti, İİK’nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabidir. Bu süre icra emrinin tebliğ tarihinden başlar.
Somut olayda icra emrinin 18.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetin ise icra emrinin tebliği ile aynı gün 18.09.2015 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle işin esasına girilip şikayet nedenleri incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken şikayetin süreden reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz talebinin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.