Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/16114 E. 2019/6495 K. 26.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16114
KARAR NO : 2019/6495
KARAR TARİHİ : 26.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000 TL alacak isteğinde bulunmuş, harcını da yatırdığı 03.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 35.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 35.000 TL’nin dava tarihi olan 09.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacı tarafın dava ve ıslah dilekçesindeki açıklamalar ile dava konusu taşınmazın edinme tarihi itibariyle dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkin bulunduğuna, dava Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlandığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin faiz başlangıcına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece davacı lehine hükmedilen alacak artık değere katılma alacağı niteliğindedir. TMK’nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hükmü yer almaktadır. Yargıtay’ın ve Dairemiz’in kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Dosya kapsamına göre Mahkemece, hükmedilen alacağa karar tarihi olan 13.04.2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihi olan 09.11.2010 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 1.bendinde geçen “dava tarihi 09/11/2010” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “karar tarihi 13/04/2016” rakam ve kelimelerinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.