Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/1648 E. 2016/2433 K. 15.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1648
KARAR NO : 2016/2433
KARAR TARİHİ : 15.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

… ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, tarafların paydaş olduğu … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın yakın mirasbırakanları … tarafından yapıldığını açıklayarak bu hususun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu binanın kendisi tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, ”…… ada … parselde tapuya kayıtlı taşınmaz üzerindeki binanın … tarafından yapıldığının, varsa üzerindeki muhtesatının …’a aidiyetinin tespitine ” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
.//..

Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre, … ada … parsel sayılı taşınmaz üzerinde iki adet tek katlı bina ile bir adet 4 katlı bina bulunduğu, bu binalardan 4 katlı olanının davacıların yakın mirasbırakanı … tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece muhdesatlardan sadece 4 katlı binanın davacıların yakın mirasbırakanı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken; taşınmaz üzerinde bulunan üç adet binadan hangisi hakkında tespit kararı verildiği gösterilmeden soyut şekilde muhsatın aidiyeti şeklinde hüküm kurulması doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hükmün 1.fıkrasının HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle hükmün 1. fıkrasındaki ”… binanın … tarafından yapıldığının, varsa üzerindeki muhtesadatın …’a aidiyetinin …” ifadelerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, bunların yerine ”… 4 katlı binanın davacıların yakın mirasbırakanı … tarafından meydana getirildiğinin …” ibarelerinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nın 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2.889,85 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.