YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16653
KARAR NO : 2020/2727
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davaya konu … köyü 259 ada 4 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki evin mülkiyetinin davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesi vermemiş, davalılardan …, …, … ve … vekili ön inceleme duruşmasında muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğine itirazları olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 27.01.2016 tarihli raporda A harfiyle gösterilen ev, B harfiyle gösterilen tandırlık ve C harfiyle göstrilen garajın davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalılardan …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin tüm, davalılardan …, …, … ve … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılardan …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkidir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nin 326/1 .maddesi uyarınca Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kanunda yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz Yasa’nın 312/2. maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; anılan maddenin uygulanabilirliği, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 259 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine, davacı ve davalılar murisi adına tescilli olduğu, temyize gelen davalılar vekilinin ise ön inceleme duruşmasında muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğine itirazları olmadığını beyan ettiği, eksikten talep edilen ortaklığın giderilmesi dava dosyasının incelenmesinde, temyiz isteminde bulunan davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin anlaşıldığı, eldeki davada da davayı kabul ettiği gözönünde bulundurularak yukarıda açıklandığı üzere, HMK’nin 312/2 maddesi gereği, temyiz isteminde bulunan davalıların yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. mad. uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken, Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 2, 3 ve 5. fıkralarının HUMK’un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün 2. fıkrasındaki ” …Hazine dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile..’’ ibaresinin çıkarılmasına, yerine ”… Hazine ve davalılardan …, …, … ve … dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile..’’ ibaresinin yazılmasına, hükmün 3.. fıkrasındaki ‘… ‘…toplam 2.007.10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,’’ ibaresindeki davalılarından ibaresinden önce gelmek üzere ‘’davalılardan …, …, … ve … dışındaki..’’ ibaresinin eklenmesine, hükmün 5. fıkrasındaki ‘… 5.709.75 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine’ ibaresindeki davalılardan ibaresinden önce gelmek üzere ‘davalılardan …, …, … ve … dışındaki’ ibaresinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.