YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16726
KARAR NO : 2020/2806
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali (Kıyı Kanunu Gereğince Açılan)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Hazine vekili, deniz ile kıyı kenar çizgisi içinde kalan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 1552 parselin, tapuda Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı adına kayıtlı olup 29.11.2011 tarihli ve 644 sayılı KHK’nin EK 1/3 maddesi gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredildiğini açıklayarak taşınmazın tapusunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın tapuda Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı adına kayıtlı olup, ilga edilen kurum adına kayıtlı bulunan taşınmazların kime devredileceği hususunda yasada herhangi bir hüküm bulunmadığından Hazineye geçtiğinin kabulüyle husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, verilen ilk kararda 644 sayılı KHK’nin Ek 1. maddesinin 3. fıkrası ile kapatılan Özel Çevre Koruma Kurumuna ait bulunan taşınmaz davacı Hazine’ye geçtiğinden açılan davanın kabulüne, 1552 parselin tapusunun iptaliyle davacı Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Davalı … vekilinin temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire’nin 2014/3988 Esas ve 2014/20359 Karar sayılı ilamıyla, davacı … davalı sıfatı Hazinede toplanmış olmasına rağmen, tahsis nedeniyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın taraf sıfatının bulunduğu esas alınarak uyuşmazlığın HMK’nin 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi gereğince açılmış bulunan bu dava içinde çözümlenmesi gerekli olduğuna işaret edilmiş, işin esası yönünden ise eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, celp edilen belgeler, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 1552 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, 1552 parsel sayılı taşınmazın bilirkişisi kurulu raporunda gösterilen 17,52 M2’sinin tapusunun iptaline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin tüm ve davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı değerlendirilen taşınmaz için tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına kararı verilmesi yerine taşınmazın tapu kaydının iptali ile yetinilmesine dair hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki, zikredilen bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte açıklanan sebeple davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının “Muğla ili, Ortaca ilçesi, Dalyan mah. Boğaz mevkii, 1552 parsel sayılı taşınmazın bilirkişisi kurulu raporunda gösterilen 17,52 M2’sinin tapusunun iptaline,” ibaresinden sonra gelmek üzere ”kıyı olarak terkinine” sözcüklerinin yazılmasına, HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı vekilinin tüm ve davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.