YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16729
KARAR NO : 2020/3153
KARAR TARİHİ : 09.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 1584 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında malik hanesinin boş bırakıldığını, hiç kimse adına tescil yapılmadığını, vekil edeni tarafından taşınmazın 1/2’sinin 20 yılı aşkın süredir malik sıfatı ile zilyet edildiğini açıklayarak tapu kaydının 1/2’sinin davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde malik olduğunu belirttiği taşınmazı 1987 yılından bu yana tasarrufta bulunmaya başladığı, davanın açıldığı tarih de dikkate alındığında davacının davaya konu ettiği ve mülkiyetinin üzerine geçirilmesini istediği taşınmazda zilyetliğinin kanunun aradığı sürede olduğu, yani, davacının davaya konu taşınmazda en az 20 yılı aşkın süre ile zilyetliğinin bulunduğu, açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulü ile 1584 parsel sayılı taşınmazın 1/2’sinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, malik hanesi “davalıdır” olan 1584 parsel sayılı taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu kaydının davacı adına tescili istemine ilişkindir.
766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 54. maddesinde ”Hâkim; tarafların delillerini topladıktan sonra re’sen tahkikatı genişletmek; lüzumlu gördüğü diğer delilleri toplama ve delilleri serbestçe takdir etmek yetkisini haizdir. Tahkikattan elde edeceği kanaate göre beşinci bölümde yazılı esaslar dairesinde karar vermek ve gayrimenkulün kimin adına tescil edileceğini belirtmekle mükelleftir. Gayrimenkulün ölü bir şahsa ait olduğu tahakkuk eder ve alâkalılar mirasçıların tahkikini istemezlerse ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.” hükmü düzenlenmiş olup benzer nitelikli 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesindeki düzenleme ise ”Kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile Mahalli Mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hakim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.” şeklindedir.
Somut olay incelendiğinde dava konusu 1584 parselin tapu kaydında halen davalı durumda, malik hanesi açık olduğu anlaşılmaktadır. Düzenlenen tutanakta hakkında davalı yazılmış ise de dava dosyasına ve sonucuna Mahkeme tarafından ulaşılamamıştır. Şu hali ile taşınmazla ilgili kadastro işleminin tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla, dava konusu 1584 parsel sayılı taşınmazla ilgili kadastro işleminin tamamlanması ve taşınmazın tapudaki malik hanesinin doldurulması gerekir.
Dava konusu parselin, davalı olması sebebiyle tapulama işlemleri kesinleştirilmediğinden tapu kaydında malik hanesinin açık bırakıldığı, halen malik hanesinin boş olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi (766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 54. maddesi) uyarınca gerçek maliki belirleme görevi ile malik hanesindeki boşluğu doldurma görevi Kadastro Mahkemesi’ne ait olduğuna göre, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesi’ne gönderilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
09.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.