YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17273
KARAR NO : 2020/2851
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti, Zararın Tazmini, Ecrimisil, Tapu İptali Ve Tescil Muhdesatın Tapu Kaydına Şerhi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, muhdesatın tespiti, zararın tazmini, ecrimisil, tapu iptali ve tescil, muhdesatın tapu kaydına şerhi davalarında asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Asıl dosyada davacı … vekili, dava konusu 33 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan sondajın vekil edeni tarafından yapıldığını, davalıların bahse konu sondajın kullanılmasına izin vermemeleri nedeni ile vekil edeninin zarara uğradığını belirterek, dava konusu parsel üzerinde bulunan sondajın vekil edenine aidiyetinin ve sondajın kullanılamaması nedeni ile uğranılan zararın tespitine ve davalılar aleyhine ecrimisil tazminatına karar verilmesini, birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyada ise, taraflar arasında yapılan miras taksim sözleşmesi gereğince, 419 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar ile 469 parsel sayılı taşınmazın 1/2 oranında vekil edeni adına tapuya tesciline, 33 parsel sayılı taşınmazdaki sondajın mülkiyetinin ve zilyetliğinin vekil edeni adına tespiti ile tapu kaydına şerh düşülmesine karar verilmesini istemiş, birleşen 2013/587 Esas sayılı dosyada ise davanın reddini savunmuştur.
Birleşen 2013/587 Esas sayılı dosyada davacılar/asıl ve birleşen 2016/5 Esas sayılı dosya davalılar … ve … vekili, dosyaya sunulan miras taksim sözleşmesi ve taksime katılan … …’un vefatı sebebi ile, 33 parsel sayılı taşınmazın 1/2’sinin …, 1/2’sinin … adına, 419 ve 30 parsel sayılı taşınmazların asıl davacı/birleşen davalı … … adına, taksimde … …’a düşecek olan 469 parsel sayılı taşınmazın da 1/4’nün … 1/4’nün … adına, kalan 1/2’sinin davalı adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesini istemiş, asıl dosyada muhdesatın tespitine ilişkin davayı kabul ettiklerini, ecrimisil talebinin reddi gerektiğini ve 2016/5 Esas sayılı birleşen dosyayı ise, kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, ara kararla ecrimisile ilişkin davanın tefrik edilmesine karar verildikten sonra, nihai hükümde, asıl dosya açısından dava konusu olan 33 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan sondajın davacı … …’a ait olduğunun tespitine, davacının ziraat bilirkişisi raporuna göre belirlenen 11.970,00 TL zarara ilişkin eksik harcın yatırıldığı belirlenmekle dava dilekçesindeki talebe göre davacının 11.970,00 TL zararı olduğunun toplanan delillere göre tespitine, birleşen 2013/587 ve 2016/5 Esas sayılı dosyaları açısından; dava konusu olan 33 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile 1/2 davacı …, 1/2 … adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu olan eski 469 yeni 132 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile 1/4 davacı …, 1/4 …, 2/4’ü de davacı … … adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu olan eski 419, yeni 126 ada 50 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile davacı … … adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu olan 30 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile davacı … … adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu olan 33 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan sondajın davacı … …’a ait olduğu hususunda tapuya şerh düşülmesine karar verilmiş, hüküm asıl dosyada, 2016/5 Esas sayılı dosyada davalılar/birleşen 2013/587 Esas sayılı dosya davacılar … ve … vekili tarafından zarar tespiti ile yargılama giderleri/vekalet ücretine hasren, asıl dosyada/birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyada davacı/birleşen 2013/587 Esas sayılı dosya davalı … … vekili tarafından ise yargılama giderleri/vekalet ücretine hasren temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl dosyada, birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyada davalılar/birleşen 2013/587 Esas sayılı dosyada davacılar … ve … vekilinin, asıl dosyada zararın tespitine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bilindiği üzere mahkemeden istedikleri hukuki korunmaya göre davalar eda davaları ve tespit davaları olarak ayrılmaktadır.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacı, dava konusu 33 parsel sayılı taşınmazda yer alan sondajın aidiyetinin tespiti yanında, taşınmazda bulunan pancar bitkilerinin kuruma tehlikesi olduğunu belirterek zararın tespitini de talep etmiştir. Dava dilekçesindeki talebin içeriği değerlendirildiğinde, davacının sondajı kullanamaması nedeni ile uğradığı zararı eda davası ile talep edebileceği açıktır, bu durumda, davacının zararın tespiti istemi hakkındaki açtığı tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere kabule karar verilmesi doğru değildir.
3. Asıl dosyada birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyada davalılar/birleşen 2013/587 Esas sayılı dosyada davacılar … ve … vekilinin, birleşen 2013/587 Esas ve birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyalardaki yargılama gideri/vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyada keşifte belirlenen değer üzerinden harç Mahkemece tamamlattırılmamıştır. Bu bakımdan, Mahkemece karar tarihi itibarıyla dava açılırken harcı yatırılmış değer üzerinden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde harcı tamamlanmamış değer dikkate alınarak davalılar aleyhine fazla avukatlık ücreti hesap edilmesi doğru görülmemiştir.
Birleşen 2013/587 Esas sayılı dosyada, taşınmazların talep edilen arazi değeri bakımından hesaplanan dava değerine göre (118.963,00 TL) alınması gereken 8.126,36 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 24,30 TL ile tamamlanan 1.424,00 TL harcın mahsubu ile eksik 6.678,06 TL harcın Harçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre 1/3’ü 2.226,02 TL’nin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, arta kalan 4.452,03 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irad kaydına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 Sayılı HMK’nin 312/1. maddesinde; davayı kabul eden davalı, davada mahkum olmuş gibi yargılama masraflarını ödemeye mecburdur. Ancak, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi hükmü uyarınca; kabul, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının 1/3′ ü, daha sonra olur ise 2/3’ü alınır.
Bahse konu dosyada, asıl dosyada davacı/birleşen 2013/587 Esas sayılı dosyada davalı … cevap dilekçesinde davanın reddini savunduğu gibi, kabul halinde dahi Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harcın tamamından aleyhine hüküm tesis edilen davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken buna aykırı şekilde yargılama harçlarının paylaştırılarak davacılara da yüklenmesi usule ve yasaya aykırı olmuştur.
4. Asıl dosyada/birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyada davacı/birleşen 2013/587 Esas sayılı dosyada davalı … vekilinin yargılama giderleri/vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Somut olayda, Mahkemece, 2016/5 Esas sayılı dosyada, davanın kabul edilmesi bakımından taşınmazların arazi değerine göre hesaplanan dava değeri üzerinden (170.546,00 TL) alınması gereken 11,649,99 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 29,20 TL harcın mahsubu ile eksik 11.620,79 TL harcın Harçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre 1/3’ü 3.873,59 TL’nin davalılardan alınarak Hazineye irad kaydına, arta kalan 7.747,19 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına karar verilmiş ise de, yine az yukarıda bahsi geçen Harçlar Kanunu gereğince kabule göre alınması gerekli harcın aleyhine hüküm tesis edilen davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken buna aykırı şekilde yargılama harçlarının paylaştırılarak davacıya da yüklenmesi usule ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan tüm bu hususlar gözönüne alınmadan hatalı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Asıl dosyada/birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyada davalılar/birleşen 2013/587 Esas sayılı dosyada davacılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) ve (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, asıl dosya/birleşen 2016/5 Esas sayılı dosyada davacı/birleşen 2013/587 Esas sayılı dosya davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (4) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, tarafların sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayı ayrı iadesine, 02.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.