YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17857
KARAR NO : 2017/11525
KARAR TARİHİ : 26.09.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı 3. kişi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.09.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı 3. kişi vekili Avukat ……i ve karşı taraftan davacı alacaklı vekili Avukat …. geldiler. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
… A R A R
Davacı alacaklı vekili, … 13. İcra Müdürlüğünün 2010/7325 sayılı dosyası ile yürütülen icra takibinde, 08.02.2012 tarihinde yapılan menkul haczi sırasında üçüncü kişi ….i. tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, borçlu şirkete haczin gerçekleştirildiği adreste tebligat yapıldığını, haciz yapılan adreste daha evvel 10.08.2010 tarihinde gerçekleştirilen haciz işlemine karşı, dava dışı ….. tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak … 5. İcra Hukuk Mahkemesince istihkak iddiasının reddine karar verilerek haczedilen menkullerin ….ne ait sayıldığını, bu davanın sonuçlanmasının akabinde aynı adrese hacze gidildiğini, bu kez de ………tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, ilk hacizde istihkak iddia eden ve bu iddiası reddedilen ….. ünvanlı şirketlerin ortaklarının aynı kişiler olduklarını, …’nin borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen, …..Mağazası adresinde, bu tebliğ işleminden 19 gün sonra …ti’nin şirketinin ortakları tarafından kurulduğunu, 10.08.2010 tarihli haciz işlemi esnasında her iki şirketin de aynı adreste faaliyette olduğunu, 10.08.2010 tarihinde hacze gidildikten yalnız bir gün sonra, hem borçlu şirket hem de … arasında mal kaçırmaya yönelik bayilik sözleşmesi imzalandığını, ilk haciz tarihinden sonra ….. adresinin göstermelik olarak, …. Merkezine nakledildiğini, tüm bu işlemlerin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazalı işlemler olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, mağazada bulunan tüm ürünlerin müvekkili şirkete ait olduğunu, bayilik sözleşmesi gereğince bu ürünlerin takip borçlusuna ait olmasının mümkün olmadığını, borçlunun 2 yıldır ….ı ürün satışı yapmadığını, bu marka ürünün borçlu tarafından müvekkili şirkete aktarılmasınında mümkün olmadığını, zira mahcuz malların borçlu şirketin adresini taşıdıktan sonra kurulan ve kuruluşundan çok sonra bayilik alarak faaliyete başlayan müvekkili şirketin bedel ödenerek üretici firmadan tedarik ettiği mallar olduğunu, bu hususun davacı tarafça da kabul edildiğini, İİK’nın 99. Maddesine göre gerçekleştirilen haciz işleminde mülkiyet karinesinin müvekkili şirket lehine olduğunu, söz konusu mahcuzların müvekkili şirket tarafından fatura karşılığı tedarikçi firmadan satın alındığını, davacı ile borçlu şirket yetkilisinin danışıklı şekilde hareket ettiğini, zira davacı alacaklı ile borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi olan ….ın bir başka şirkette ortak olduklarını, aralarında anlaşarak bankalardan kredi almak için kullandıkları çekler üzerinde oynama yaparak keşide tarihinin iptali ile yeniden keşide tarihi yazmak suretiyle dava konusu takibi başlattıklarını ve borçlu firmanın İcra Müdürlüğüne giderek itiraz sürelerinden feragat etmek suretiyle takibi kesinleştirerek davacı alacaklıya haciz imkanları tanıdığını, davacı alacaklı ile borçlu arasında muvazaalı ilişki bulunduğunu davacının takip borçlusu hakkında başlattığı takibin zaman aşımına uğramasına rağmen borçlu şirketin zaman aşımı itirazını ileri sürmeyerek müvekkili şirketin bilerek zararına hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlular davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 08/02/2012 tarihli haciz işleminin gerçekleştirildiği adresin borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adres olduğu, 3. kişi şirket ile ilk hacizde istihkak iddiasında bulunan Meteks Mağazacılık……. arasında organik bağ bulunduğu, 10/08/2010 tarihinde gerçekleştirilen ilk haciz işlemine karşı istihkak iddiasında bulunan … istihkak iddiasının reddi istemi ile … 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/730 esas sayılı dosyası ile açılan davada, Mahkemece 26/01/2012 tarih 2010/730 E- 2012/56 …. Sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalı …….Şti’nin istihkak iddiasının reddi ile hacizli menkullerin takip borçlusu …i’ne ait olduğunun tespitine karar verildiği, anılan kararın akabinde aynı adreste 08/02/2012 tarihinde gerçekleştirilen haciz işlemine karşı bu kez …i tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, istihkak iddia eden … Şirketinin, takip borçlusu şirket ile dava dışı….. adresleri olan, ….” adresinde ödeme emri tebliğinden kısa bir süre sonra kurulduğu tedarikçi firma ile dava dışı …l nin yapmış olduğu bayilik sözleşmesinin, alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazalı sözleşmeler olduğu, zira takip borçlusu şirketin adresin..naklettiğini ticaret sicilinde tescil ettirmesine rağmen, bu iş merkezinde faaliyette bulunmadığının anlaşıldığı, bayilik sözleşmelerinin tarihleri dikkate alındığında aynı dönem içerisinde dava dışı …nin aynı adreste tedarikçi firmanın bayiliğini üstlenmiş olmalarının muvazaaya işaret ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı 3. kişi şirketin istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Davalı 3.kişi, yargılamanın başından itibaren takibin danışıklı yapıldığı, amacın 3. Kişi şirkete ait malların ele geçirilmesi olduğunu ileri sürmüştür. Nitekim … 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde Meteks Mağaza ….i aleyhine açılan tasarrufun iptali davasında verilen kısmen kabul kararının temyizi üzerine Yargıtay …Hukuk Dairesinin 2013/17392 Esas, 2014/9848 …. sayılı kararıyla davalılar arasında düzenlenen dava konusu çekler ile bu çeklere dayalı olarak yapılan icra takiplerinin İİK 280/1 madde gereğince iptale tabi olduğu anlaşıldığından davacının takip konusu yaptığı alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma ilamına yerel mahkemece uyularak 2015/377 Esas, 2015/261 …. sayılı kararla davacının davasının kabulü ile; … 10. İcra Müdürlüğünün 2010/4330 esas ve … 13.İcra Müdürlüğünün 2010/7325 esas sayılı dosyalarındaki takiplerin … 10.İcra Müdürlüğünün 2011/2102 ve … 10.İcra Müdürlüğünün 2011/2100 esas sayılı dosyalarında davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, alacağın gerçek olmadığı tasarrufun iptali davası ile de sabit olduğundan, alacaklı tarafından açılan davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı 3. kişiye verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.