Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/18053 E. 2020/3325 K. 11.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18053
KARAR NO : 2020/3325
KARAR TARİHİ : 11.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptal Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, … … vereseleri adına kayıtlı bulunan 557 ada 83 parsel sayılı taşınmazın mirasbrakanı …tarafından … …’nın mirasbırakanı …’den satın alındığını, zilyetliğinin de mirasbırakanına devredilmesine rağmen tapuda devir yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile murisi … adına kayıt ve tesciline, aksi takdirde taşınmazın bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmaz maliki olmayan kişinin gerçekleştirdiği satış sözleşmesinin geçersiz olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mirasçıların davaya dahil edilmesi için davacıya kesin süre verilmesine rağmen gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu, tarla nitelikli 557 ada 83 parsel sayılı taşınmazın … … vereseleri adına kayıtlı olduğu, davacının dava dilekçesi ile taşınmazın … … murisi … tarafından kendi mirasbırakanı …’e satıldığının ileri sürdüğü, muris …’in 08.01.1982 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı … ve dava dışı …n kaldığı, davalı murisi …’in 14.12.1920 tarihinde ölümü geriye mirasçı olarak davalı …’nin kaldığı, davacıya, Mahkemece, 21.10.2015 tarihinde … ve … mirasçılarını davaya dahil etmesi için iki haftalık süre verildiği, ayrıca 10.11.2015 tarihli muhtıra ile de kesin süre içerisinde mirasçıların davaya dahil edilmediği takdirde davanın usulden reddine karar verileceğini ihtar edildiği, davacının 03.11.2015 tarihli el yazılı dilekçesi ile mirasçıların isimlerini belirtmek suretiyle ancak yetki verilmediğinden veraset ilamının alınamadığını belirttiği, 16.12.2015 günlü 3.oturumda da mirasçılardan kardeşleri …,ı bizzat getirdiği diğer iki kardeşinin rahatsız olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince; Mahkemece, her iki taraf mirasbırakanlarının mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacıya kesin süre verilmesine rağmen davacının kesin süre içerisinde ara karar gereklerinin yerine getirmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki; davalının mirasbırakanı … …’nın tek mirasçısı davalı Ümüyedir, murisin başkaca mirasçısı bulunmamaktadır, davacıların murisi …’in bir kısım mirasçıları oturuma katılmak üzere davacı tarafça hazır edilmiş, diğer iki mirasçının rahatsız olduğu için gelemediği belirtilmiştir. Mirasçıların davaya bu şekilde katılımlarının usule aykırı olduğu açık ise de Mahkemece, verilen kesin sürede mirasçıların davaya ne şekilde dahil edileceğinin belirtilmeden davacı yana kesin süre verilmesi de usulüne uygun olmamıştır.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklananlar doğrultusunda mirasçıların davaya ne şekilde dahil edileceğinin belirtilerek davacı tarafa usulüne uygun kesin süre verilmesi gerekirken usulüne aykırı verilen süre sonucunda ara karar gerekleri yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.