Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/18534 E. 2020/3979 K. 25.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18534
KARAR NO : 2020/3979
KARAR TARİHİ : 25.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, müvekkiller ile davalıların … ili, …mahallesi 2573 ada 9 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/247 esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan ev müştemilat, su kuyusu ve ağaçların müvekkilin taşınmazı devraldığı kişiler tarafından yapıldığını, bu nedenle davalıların muhdesatta bir haklarının bulunmadığını, bu nedenle muhdesatların mülkiyetlerinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; 2573 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesetlarla ilgili olarak bir taleplerinin olmadığına dair beyanlarının bulunduğunu, davacının buna muttali olduğu halde davalı olarak aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat tespiti davalarında, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin ya da mirasçılarının davada taraf olmaları gerekmektedir.
Dosya kapsamından; ortaklığın giderilmesi talep edilen 2573 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların dava konusu yapıldığı anlaşılmış ise de ortaklığın giderilmesi dava dosyası dosya içerisinde yer almadığından muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenlerin bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere dava açılırken taraf teşkili sağlanıp sağlanmadığı denetlenememiş olmakla davanın mahiyeti gereği, ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiasını açıkça kabul edenler dışında kalan tapu kayıt malikleri ya da mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu gözetilerek taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı tarafa süre ve imkan tanınması, ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin dava dosyasının dosya arasına alınarak, mirasçıların davacıların muhdesat iddiasını açık kabulünün olup olmadığı hususunun denetlenmesi, açık kabulleri yok ise taraf teşkili tamamlandıktan ve delilleri toplandıktan sonra, dosya içeriğine ve toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmamıştır.
Öte yandan ; Harçlar Yasası’nın 30 ve 32. madde hükümleri gereğince, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan davanın esasına girilemez, ancak bu eksikliğin giderilmesi için ilgili tarafa süre verilmelidir. Mahkemece davacıya harcı tamamlaması için usulüne uygun olarak süre tanınması, yatırılması gerekli harcın miktarının hesaplanarak ilgili muhtıraya derc edilmesi, harcın yatırılması halinde işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde ise Harçlar Yasası’nın 30. maddesi gereğince, dosyanın, işlemden kaldırılıp (HMK mad. 150), yasal süresi içinde yenilenmediği takdirde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Muhdesatın tespiti davaları nispi harca tabi olup davanın konusu (müddeabih) ise davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç).
Mahkemece, davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için süre verilmediği ve hüküm ile birlikte maktu harç alındığı anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece ortaklığın giderilmesi dava dosyasında açık kabulleri bulunanlar dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin ya da mirasçılarının davada taraf olup olmadıkları kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek varsa davada taraf olmayanları davaya dahil edilmesi için davacıya süre ve imkan tanınması, sonra davacı tarafa yukarıda belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde eksik harcın tamamlanması açısından usulüne uygun şekilde oluşturulacak ara karar ile süre verilmesi, kanuna uygun olarak verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından eksik harcın tamamlanmaması halinde, dava dosyası hakkında öncelikle işlemden kaldırma kararı verilmesi, işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde harç tamamlanarak dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bir kısım davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 25.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.