Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/1862 E. 2018/17950 K. 25.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1862
KARAR NO : 2018/17950
KARAR TARİHİ : 25.10.2018

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait adreste haciz işlemi yapıldığını, haczedilen menkullerin borçlu ile bir ilgisinin olmadığını, menkullerin müvekkillerine ait olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, icra dosyasının yetkisizlikle Gebze İcra Müdürlüğüne gönderildiği, yetkisiz icra dairesince konulan hacizlerin kalktığı, dolayısıyla istihkak davasının konusuz kaldığı, ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti noktasında yargılamanın devamı gerekip yargılama yetkisinin Gebze İcra Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine, Gebze İcra Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’un 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nin yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür. HMK’nin 7/1. maddesi gereğince davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür.
Basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden, yetki itirazının HMK’nin 19/2. maddesi gereğince cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Kesin yetki kuralı olmadığı durumlarda, hakim doğrudan (re’sen) yetkisizlik kararı veremez. HMK’nin 19/4. madde hükmüne göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.
Somut olayda, davalı tarafından yetkisizlik itirazında bulunulmadığı halde Mahkemece, re’sen yetki hususu değerlendirilerek yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıdaki nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.