YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18791
KARAR NO : 2017/1017
KARAR TARİHİ : 03.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu icra emri tebliğinden önceki döneme ilişkin itfaya dayalı itirazı ile birlikte faizin fazla olduğunu açıklayarak icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, icra emrinin ilamdaki vekile tebliğ edildiği, tebliğin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle icra emri tebliğinden önceki itfa itirazının süre aşımı nedeniyle reddine, icra emrindeki alacak kalemlerinde ve faiz oranında ilama aykırılık bulunmadığından bahisle de şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu aleyhine başlatılan takipte; dayanak ilamdaki davalı(borçlu) vekilinin icra emrinde borçlu vekili olarak gösterildiği bu vekile icra emrinin 14.03.2016 tarihinde tebliği üzerine anılan vekilin icra dosyasına ibraz ettiği 16.03.2016 havale tarihli dilekçesi ile; müvekkili ile hukuki bir bağının, iletişiminin olmadığını, borçlu adına takipte yer almayacağını beyan ederek borçlu asile icra emrinin tebliğini istemiş, yine 21.03.2016 tarihli dilekçesi ile de 14.03.2016 tarihli dilekçesindeki beyanları tekrar ederek borçlu asilin adresini bildirmiştir. İcra dosyasında borçlu asilin Gölcük adresine çıkarılan icra emri tebliğinin çıkış merciine iade edildiği, borçlu vekilinin 21.03.2016 tarihinde bildirdiği adrese ise icra emrinin tebliğ edilmediği, borçlu asilin icra emrini 22.03.2016 tarihinde kalemde tebellüğ ettiği anlaşıldığından İcra Mahkemesi’nce başvurunun süresinde olduğu kabul edilerek, itfa itirazının esasının incelenmesi gerekirken itfa itirazı yönünden süreden ret kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde iadesine 03.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.