Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/19248 E. 2020/3557 K. 16.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19248
KARAR NO : 2020/3557
KARAR TARİHİ : 16.06.2020

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin Korunması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, davalının, dava konusu mermer sahasının ruhsatlı maliki olduğunu ve söz konusu yerin işletilmesini … Sözleşmesi ile vekil edeni şirkete kiraladığını, ancak davalının davacı şirketin faaliyetlerine engel olduğunu, şirketin para cezası ile karşı karşıya kalmasına sebebiyet verdiğini, yine sahadaki deneme-numune sınırları içinde üretilen yaklaşık 50.000 kg ağırlığında 5 bloktan oluşan mermeri ocaktan çalarak götürdüğünü belirterek, … Sözleşmesine dayalı olan zilyetliğinin korunmasına, haksız ve izinsiz çalılan 5 bloktan oluşan mermerin iadesine veya bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davada davacının zilyetlik iddiasının, arkasında bir hak iddiasını bulundurması, davanın 6100 sayılı HMK’nin 4/1-c madde ve fıkralarında yazılı zilyetliğin korunması davası olmayıp; temelinde bir hak davası olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1.maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Görev kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda bir dava şartıdır. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı gibi taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 357. maddesi ve devamında düzenlenen hasılat kirasının bir türü olarak kabul edilen rödovans sözleşmesinden kaynaklanmaktadır HMK’nin 4/1-a maddesinde; kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp çözüme kavuşturulacağı hükme bağlanmıştır. Eldeki dava 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girmesinden sonra 16.02.2016 tarihinde açılmış olup görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1,2,3,4 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.