Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/19453 E. 2019/10884 K. 03.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19453
KARAR NO : 2019/10884
KARAR TARİHİ : 03.12.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, borçlu aleyhine yapılan takipte, müvekkiline ait adreste haciz yapıldığını, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu beyan ederek istihkak ididasınm kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı üçüncü kişi ile borçlunun muvazaalı işlemlerle alacaklılardan mal kaçırmayı amaçladıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, haciz adresinde borçluya ait evrak bulunması nedeniyle mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu davacının sunduğu faturaların her zaman temini mümkün olduğundan karinenin aksini ispatlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Mahkeme dosya hakkında karar verdikten sonra 06.06.2017 tarihinde davacının davadan ve temyizden feragat ettiği dosya içindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
Davadan feragat geniş kapsamlı bir beyan olup HMK’nin 309. maddesi gereği kati bir hükmün neticelerini doğurur. Feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatına da bağlı değildir. Feragat beyanı etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile gösterir.
HMK’nin 310. maddesine göre davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. 311. maddesi feragatın kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı hükmünü içerir.
Karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğuna, Mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra, temyiz aşamasında davacı tarafından verilen dilekçe ile usulüne uygun şekilde davadan ve temyizden feragat edildiğine ve bu aşamada davadan feragat hakkında karar verme yetkisi Yerel Mahkemesine ait bulunduğuna göre, davadan feragat hususunda karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir. (HGK’nin 20.09.1995 tarihli ve 1995/12-661 Esas, 763 Karar)
2. Bozma neden ve şekline göre davacı üçüncü kişinin temyizden feragate ilişkin talebinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyizden feragate ilişkin talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.