Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/19568 E. 2019/10571 K. 26.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19568
KARAR NO : 2019/10571
KARAR TARİHİ : 26.11.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili ve davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle yapılan hacizde borçlunun eski müdürü olan üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında muvazaa bulunduğunu, ayrıca aralarındaki ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde olup, usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığını belirterek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, borçlu şirketin eski çalışanı olan müvekkilinin şirketten ayrıldıktan sonra bağımsız bir işletme kurduğunu, borçlu ile bağlantılarının bulunmadığını, haczedilen menkullerin dava dışı … Gıd. Tic. Ltd. Şti.ye ait olduğunu, sadece kullanım hakkının müvekkilinde olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı üçüncü kişinin haczedilen menkullerin mülkiyet hakkının … Gıd. San ve Tic. Ltd. Şti.ye ait olduğunu açıkça beyan etmiş olması karşısında üçüncü kişinin geçerli bir istihkak iddiasının ve taraf sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, haciz sırasında istihkak iddiasında bulunduğunu beyan ederek davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı …’dan alınmasına karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı ve davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1 . Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacı alacaklı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, davalı üçüncü kişi mahcuzların kendisine ait olduğunu iddia etmediği gibi, esasa ilişkin yargılama sonucu haksızlığına da karar verilmemiş olduğundan, davanın açılmasına kusuruyla sebep olmamıştır. Mahkemece davalı üçüncü kişinin pasif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verildiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı alacaklı üzerinde bırakılması gerekirken, davalıya yüklenmesi doğru olmamış ise de, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 3. bendinde yer alan “Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kendisini bir vekille temsil ettiren davacı lehine 600,00 TL vekalet ücreti takdirine, davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kendisini bir vekille temsil ettiren davalı … lehine 600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’ya verilmesine, ” cümlesinin yazılmasına, hükmün 4. bendinde yer alan “Davacı tarafça yapılan 537,84 TL yargılama giderlerinin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “Davacı tarafça yapılan 537,84 TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 25,20 TL’nin temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına ve peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalı üçüncü kişiye iadesine, 26/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.