YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20121
KARAR NO : 2020/3021
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Miras Taksim Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 3 nolu bağımsız bölümün ortak murisleri … adına kayıtlı olması gerekirken … adına kaydedildiğini, taşınmazın davacılar ve davalının eşi …’ın annesi … adına kaydedileceği konusunda anlaşıldığını, buna karşı davalının eşi olan …’a devir yapıldığını, onun da eşi davalıya devrettiğini belirtip tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir .
Davalı, davanın reddini savunmuştur .
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir .
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 3 nolu bağımsız bölümün … adına kayıtlıyken 19.12.2001’de … mirasçıları adına intikal gördüğü, mirasçıların da taşınmazı 23.01.2009 tarihinde dava dışı …’a sattığı, …’ın da eşi davalı …’a satış yaptığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu 5 parselin 1991 yılında kadastro tespitinin yapılmış olduğu sabittir.
Somut olayda; taşınmazın 1991 yılında kadastro tespitinin yapılmış olması karşısında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. madesi gereğince davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken, Mahkemece yapılan intikal ve satışların sözleşmeden dönme anlamında olduğu, fiili durum hukuki durumdan farklı olsa da hukuki duruma üstünlük tanınacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK’un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir .
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün belirtilen gerekçe ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.