YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21035
KARAR NO : 2020/2719
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava dışı hazineye ait 389 ada 32 ve 34 numaralı parseller üzerinde tarafların ortak murisine ait bodrum ve 2 kattan oluşan bina ve müştemilatın tamamının davalı tarafından kullanıldığını belirterek, ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, davacıların ev üzerinde haklarının bulunmadığını, masraflarını kendisinin karşıladığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacıların iddiasına göre, dava konusu ev ve müştemilat tarafların ortak murisinden kaldığından taraflar elbirliği mülkiyeti suretiyle paydaştır. Elbirliği ve paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi durumunda intifadan mene gerek yoktur.
Somut olayda, taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı konusunda ihtilaf yoktur. 04.05.2015 havale tarihli mimar bilirkişi raporunda ecrimisil bedellerinin; bodrum katta bulunan 57/A nolu daire için 8.023,16 TL, zemin katta bulunan 57/B nolu daire için 20.455,33 TL, birinci katta da bağımsız bir daire için 20.455,33 TL olduğu, toplamı 48.933,82 TL olup, davacıların miras payına göre her birine 9.175,09 TL isabet ettiği belirtilmesine karşın, gerekçesi açıklanmadan yalnız 57/B nolu dairenin toplam ecrimisil bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.