YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2182
KARAR NO : 2016/7734
KARAR TARİHİ : 27.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu Kaydında Düzeltim
… ile … ve dahili davalılar … ve müşterekleri aralarındaki tapu kaydında düzeltim davasının kabulüne dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 18.07.2013 gün ve 359/971 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı vekili, vekil edeninin miras bırakanı …’ün de hissedar olduğu, dava konusu 165 ve 171 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında hiç var olmayan …in adının geçtiğini açıklayarak, taşınmazların tapu kaydına zuhulen yazılmış bulunan “..” kaydının tapu kaydından çıkarılmasını istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, dahili davalılar …, … ve … tapu kaydında malik olarak görünen …t kızı ..adında kimseyi tanımadıklarını açıklamışlardır.
Mahkemece, istemin tapu kaydında düzeltime ilişkin olduğu, dinlenen tanık beyanları ve nüfus kayıtlarına göre dava konusu taşınmazda geçen … adlı malikin tapu kaydından çıkarılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne, 165 ve 171 parsellerde adı geçen.. adlı malikin tapu kaydından çıkarılmasına karar verilmesi üzerine, hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu 165 ve 171 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında malik olarak görülen ..e’nin hiç var olmadığını, hiç yaşamamış olan .. isminin tapudan düşürülerek, tapudaki hisse dağılımının yeniden düzenlenmesi gerektiğini açıklayarak, tapuda zuhulen yazılmış “.. kaydının tapu kaydından çıkarılmasını istemiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK’nun 33 m). Açıklanan beyanlardan davacı vekilinin, TMK’nun 713/2. fıkrasında yer alan, “…tapu kütüğünden malikinin kim olduğu anlaşılamayan” hukuki nedenine dayanarak dava konusu taşınmazda “Halit kızı Ayşe” adına kayıtlı tapunun iptali ile tapudaki hisse dağılımına göre tescil isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere ve kural olarak, TMK’nun 713/2. maddesine dayalı olarak açılan davalarda, dava öncelikle kayıt malikine, ölü ise mirasçılarına yöneltilir. Bu kişilerinde tespit edilememesi durumunda, gerek tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması ve gerekse TMK’nun 501. maddesi hükmü uyarınca son mirasçı sıfatıyla Hazine aleyhine yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gereklidir.
Bu açıklamalar karşısında; davanın tapu kaydında düzeltim davası olmadığı, davalı olarak gösterilen …’ne husumet yöneltilemeyeceği gibi davacının sonradan davaya dahil ettiği kişilerin de eldeki davada pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı gözetilerek; davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.