Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/21972 E. 2017/1844 K. 15.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21972
KARAR NO : 2017/1844
KARAR TARİHİ : 15.02.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuş bozma kararı üzerine Mahkemece direnme kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, takip konusu menfi tespit ilamının kesinleşmediğini, bu nedenle ekinde hükmedilen vekalet ücretinin takibe konulamayacağını bu nedenle takibin iptaline karar verilmesini istemiş, Mahkemece; borçlunun Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/559 Esas sayılı dosyasında; tebligattan 24.09.2013’de haberdar olduğunu belirterek 07.10.2013 tarihli dilekçeyle tebligatın usulsüzlüğü ve tebliğ tarihinin tespitini istediği, ancak bu şikayetin yedi günlük süreye tabi olduğu, süresinde ileri sürülmediğinden usulsüz de olsa 20.09.2013’de yapılan icra emri tebliğ işleminin geçerli hale geldiği, ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceğine ilişkin şikayetin de süreye tabi olduğu ve icra emri tebliğ tarihi sayılan 20.09.2013 tarihine göre yedi günlük süre geçirilerek, 30.09.2013’de yapıldığından bahisle, şikayetin süreden reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizce, Mahkemenin; menfi tespit ilamının kesinleşmeden icra edilemeyeceğine dair şikayetin yedi günlük süreye tabi olduğuna dair kabulü yerinde ise de, borçlunun icra emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü ve öğrenme tarihinin tespitine ilişkin Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/559 Esas sayılı dosyasında yaptığı başvuru sonucu beklenmeden, o mahkemenin yerine geçerek ”tebliğ işleminin usulsüzlüğü şikayetinin süresinde yapılmadığından” usulsüz yapıldığı iddia edilen tebliğ işleminin geçerli hale geldiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar vermesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece ilk kararda direnilmesi üzerine 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’na eklenen Geçici 4/1. maddesi uyarınca, inceleme yapılmak üzere, dosya Dairemize gönderilmekle yeniden yapılan inceleme sonucunda;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, göre verilen direnme hükmünün yerinde bulunduğu anlaşıldığından Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin süresinde olmayan şikayetin reddine dair kararının onanması gerekirken; Dairemizce bozulduğu anlaşılmakla, direnme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: 1-Dairemizin 22/12/2014 tarih ve 2014/2833 Esas- 2014/22620 Karar sayılı BOZMA kararının kaldırılmasına,
2- Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 15/04/2015 tarihli 2015/123 Esas 2015/245 Karar sayılı kararının İİK’nun 366 ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,70 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 15.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.