Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/22018 E. 2020/3117 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22018
KARAR NO : 2020/3117
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Islahla Muhdesatın Tespiti (Islah Öncesi Tapu İptali Ve Tescil İdi)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 108 ada 2 parselin murisinin sağlığında kendisine verdiğini, kendisinin de bu taşınmazın üzerine 2 katlı ev yaptığını ancak kadastro çalışmaları sırasında bilirkişilerin yanlış anlatımları sonucu parselin murisi adına yazıldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, 15.12.2015 tarihli duruşmada her ne kadar dava açarken tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş ise de talebinin taşınmaz üzerindeki binanın kendisi tarafından yapıldığının ve kendisine ait olduğunun tespiti olduğunu beyan etmiş ve davasını bu şekilde ıslah ettiğini bildirmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın tarafların ortak murisine ait olduğunu, kadastro tespitinde herhangi bir hata olmadığını, davacının kimseden izin almadan bahsedilen taşınmaza ev yaptığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkemece dava ıslah edilen şekli ile kabul edilmiş ve 108 ada 2 parsel üzerinde yer alan zemin+1 normal kattan oluşan yapının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, ıslahtan önce yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ıslah tarihinden sonra yapılan toplam 1.141,25 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, alınması gereken 4.236,08 TL karar harcının peşin alınan kısmının mahsubu ile bakiye 3.164,83 TL’nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemi ile açılmış bilahare yapılan ıslahla 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/II. maddesine dayanan muhdesatın tespiti istemine dönüşmüştür.
Dosya içeriği ve toplanan delilerden; dava konusu 108 ada 2 parsel sayılı taşınmazın senetsizden, 1 katlı ev ve bahçesi niteliği ile tarafların ortak murisi … adına 19.11.2008 tarihinde tespitinin yapıldığı ve 29.06.2011 tarihinde … adına tapu kaydının oluştuğu ve yapılan keşif sonucu alınan inşaat raporunda taşınmaz üzerinde ahşap samanlık ve betonarme karkas bina bulunduğu, dava konusu muhdesatın betonarme karkas bina olduğu ve kadastro tespitinden önce yapıldığı anlaşılmıştır.
10.6.2015 tarihinde yapılan keşifte davalı … bir kez daha evin davacı tarafından yapıldığını ve ancak evin yapıldığı parselin muris babalarına ait olduğunu, akabinde 08.10.2015 tarihli celsede 108 ada 2 parsel üzerinde davacının yapmış olduğu betonarme bina, zemini ve dört tarafında 2 metre (aydınlık alan) da dahil olmak üzere davacının davasını kabul ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı davayı ıslah edip muhdesatın tespiti istemine dönüştürmeden önce davalı …’ in dava konusu yapının davacı tarafından yapıldığını kabul ettiği sabit olduğuna göre, davalı …’in yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.