YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2975
KARAR NO : 2019/5522
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi… adına kayıtlı olduğunu,…’ün sözkonusu taşınmazı 9.5.2001 tarihinde 5.000 TL bedelle vekil edenine sattığını ancak…’ün … sorunları ve akabinde ölümü nedeni ile taşınmazın vekil edeni adına tescil edilemediğini açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, dava konusu taşınmazda kendisinin hakkının da bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davacının dava dilekçesinde, harici satıma yani kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, ne var ki somut olayda davacı asil ve vekilince ortaya konan devir sözleşmelerinin gerçek bir satış işlemi olmadığı, davanın ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından taşınmaz devrini içerir geçerli bir ölünceye kadar bakma akdinin ibraz edilmediği” gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece; davanın ölünceye kadar bakma akdine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu gerekçesi ile ret kararı verilmiş ise de, davacı vekili dava dilekçesinde, ortak muris…’ün sözkonusu taşınmazı 9.5.2001 tarihinde 5.000 TL bedelle vekil edenine sattığını açıklamış ve bu satışa dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş olmakla, dava haricen satışa dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, geçerli bir ölünceye kadar bakma akdi sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru değildir. Ancak, tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın haricen satışı Türk Medeni Kanunu’nun 706, Borçlar Kanunu’nun 213 ve Tapu Kanunu’nun 26. maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Böyle bir satış haricen satın ve devralan kişiye herhangi bir hak bahşetmez. Kaldı ki satış tarihi itibariyle taşınmaz muris… adına kayıtlı olmayıp Hazine adına kayıtlı bulunmaktadır. Hal böyle olunca, talebin, tapulu taşınmazların haricen satışının geçerli olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK mad. 438/7).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.