YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4002
KARAR NO : 2019/9116
KARAR TARİHİ : 16.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, tarafların 154 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduklarını, dava konusu taşınmaz hakkında … 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/630 esas sayılı dosyası ile açılan ve derdest olan ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, keşif sonucu oluşturulan bilirkişi raporunda 21 adet meyve ağacı ile 1 adet su deposunun mevcut olduğunun tespit edildiğini, ağaçların davacı tarafından dikildiğini ve su deposu davacı tarafından yaptırıldığını, davalılar tarafından bu durumun kabul edilmediğini, mahkemece muhdesatın tespiti davası açılması konusunda süre verildiğini açıklayarak, taşınmazda yer alan tüm ağaçların davacı tarafından dikildiğinin ve su deposunun davacı tarafından yaptırıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ile …, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 154 ada 1 parsel üzerinde muhdesat olarak bulunan su deposu ile tüm ağaç ve dikili fidanların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı …’ın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 Sayılı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722, 724 ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın mülkiyetinin aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin/ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosya içeriği ve toplanan delillere göre dava konusu muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Davalı …’ın temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 1. bendindeki “… mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “… davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine” kelimelerinin yazılmasına; hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı …’ın diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.